Müstehcenlik suçunun (TCK 226) genel koruma amacı olan 'genel ahlak' ile özel olarak 'çocuk hakları' arasındaki farkı Yargıtay kararları ışığında açıklayınız. TCK 226/3'teki suçun, çocuğun rızası veya bilgi dahilinde dahi olsa oluşmasının hukuki temelini irdeleyiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #178757

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/66 sayılı kararına göre, müstehcenlik suçunun genel koruma amacı toplumun 'ar ve duyguları' veya 'genel ahlak'tır. Ancak, TCK Madde 226/3-1. cümlesinde düzenlenen suçun koruduğu hukuki yarar özel olarak 'çocuk hakları'dır. Bu fıkra, çocuğun cinsel istismara karşı korunmasını amaçlamaktadır (Barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-226-mustehcenlik-sucu.html, Ceza Genel Kurulu - Karar: 2015/66). TCK 226/3'teki suçun oluşumu için çocuğun rızası veya bilgisi dahilinde olup olmamasının bir önemi yoktur. Yargıtay, çocuğun görüntüsünün, resminin veya sesinin müstehcen bir ürünün üretiminde kullanılmasının suçun oluşumu için yeterli olduğunu belirtmiştir (Barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-226-mustehcenlik-sucu.html, Ceza Genel Kurulu - Karar: 2019/216). Bunun hukuki temelini, 0-15 yaş grubundaki çocukların cinsel istismar suçları bakımından rızalarına hukuken itibar edilmemesi prensibi oluşturur. Çocukların korunması amacının, onların iradesinin önünde gelmesi esastır, çünkü çocuklar bu tür davranışların olumsuz sonuçlarını tam olarak idrak edemeyebilir veya manipülasyona açık olabilirler.