Bekir Sözen başvurusunda, Anayasa Mahkemesi çoğunluğunun 'yargı bağımsızlığı' ve 'hâkimlik teminatı' ilkelerinin Danıştay üyelerinin görevine son verilmesine engel teşkil etmediği yönündeki tespiti ile Başkan Zühtü ARSLAN'ın karşıoy gerekçesindeki eleştirisini karşılaştırınız. Özellikle, Anayasa'nın 139. maddesindeki 'kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz' hükmünün bu tartışmadaki yerini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #178750

Çoğunluk kararı, yargı bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı ilkelerinin, yargılama faaliyetleri dolayısıyla kabul edilen ilkeler olduğunu ve kanun koyucu tarafından yargı teşkilatına ilişkin düzenlemeler yapılmasını yasaklamadığını belirtmiştir ( Madde IV, paragraf 28). Danıştay üyeliğinin sona erdirilmesinin yargıdaki yapısal değişikliğin zorunlu sonucu olduğu, yargılama faaliyetleriyle veya verilen kararlarla bir ilgisi bulunmadığı için bağımsızlık ilkesine aykırı olmadığı savunulmuştur ( Madde V, paragraf 71). Anayasa'nın 139. maddesindeki özlük hakları güvencesinin ise, görev süresi sona erenlerin hâkimlik görevine devam edebilmeleri öngörülerek ve mali haklarının korunarak ihlal edilmediği değerlendirilmiştir ( Madde IV, paragraf 26 (AYM K. paragraf 38, 197)). Başkan Zühtü ARSLAN'ın karşıoy gerekçesi ise, yüksek yargı organlarının üyelerinin görevine kanunla son verilebilmesi için hukuki ve fiilî zorunluluğun haklı bir neden oluşturmadığını savunmuştur. Bu tür bir müdahalenin hukuk devletini, yargı bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı ilkelerini zedelediğini, çünkü göreve son vermeyi gerektiren 'yapısal değişiklik' ve 'zorunluluğun' bulunmadığını ileri sürmüştür ( Karşıoy, Başkan Zühtü ARSLAN, paragraf 4, 5). Esasen, Anayasa'nın 139. maddesinin hâkimleri 'kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz' şeklinde koruması, göreve son verilmese bile hâkimlik statüsünün devamı ve mali güvencelerin sürdürülmesi yoluyla sağlanmıştır. Ancak karşı oy, bu güvencenin, göreve son verilmesinin keyfiyetine karşı da koruma sağlaması gerektiğini ima etmektedir.