Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2016/1710 K., 2018/7249 K. sayılı kararında, suça sürüklenen çocuğun 'suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağının değerlendirilmesi açısından' zorunlu olan 'sosyal inceleme raporu'nun (ÇKK 35/1) alınmaması veya gerekçesinin gösterilmemesinin neden bozma nedeni yapıldığını açıklayınız. ÇKK'nın bu konudaki amacını ve çocuğun ceza muhakemesindeki özel konumunu tartışınız.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2016/1710 K., 2018/7249 K. sayılı kararında, suça sürüklenen çocuğun 'suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağının değerlendirilmesi açısından' zorunlu olan 'sosyal inceleme raporu'nun (ÇKK 35/1) alınmaması veya gerekçesinin gösterilmemesi önemli bir bozma nedeni olarak kabul edilmiştir. **Bozma Nedeni Olmasının Gerekçesi:** * Karar, 'suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/2. maddesi gereğince zorunlu olan sosyal inceleme raporu alınması gerektiği ve aynı Kanunu’un 35/3. maddesine göre de sosyal inceleme yaptırılmadığı halde de bunun gerekçesinin gösterilmesi gerektiği'ni belirtmiştir. * Mahkeme, 'suça sürüklenen çocuğun yapılan kimlik tespitine göre sosyal ve ekonomik durumu ve mahkemede gözlenen haline göre işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilecek ve bu fiile ilgili davranışlarını yönlendirebilecek durumda olduğu' yönünde bir gözlem belirtmişse de, Yargıtay bunu 'suça sürüklenen çocuğun yaşadığı çevre gözlemlenmeden duruşmadaki davranışlarına göre değerlendirme yapılması ile yetinilerek eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında; 5395 sayılı Kanun’un 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmadan eksik kovuşturma ile hüküm kurulması'nı bozma nedeni yapmıştır. **Çocuk Koruma Kanunu'nun (ÇKK) Amacı ve Çocuğun Özel Konumu:** 1. **Çocuk Adalet Sistemi:** ÇKK, çocukların adalet sistemi içinde özel bir konuma sahip olduğunu ve yetişkinlerden farklı muamele görmeleri gerektiğini kabul eder. Amaç, çocuğun üstün yararı prensibine uygun olarak, onun gelişimini, eğitimini ve topluma yeniden entegrasyonunu sağlamaktır. 2. **Algılama ve Yönlendirme Yeteneği:** ÇKK 35/1, 'Fiili işlediği sırada oniki yaşını bitirmiş, onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiillerin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığı uzman kişilerce hazırlanan raporla belirlenir.' hükmünü içerir. Bu, çocuğun 'cezai sorumluluğunu' ve 'fiilin niteliğini' tam olarak anlayıp anlamadığının tespiti için hayati öneme sahiptir. Eğer çocuk fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamıyor veya davranışlarını yönlendiremiyorsa, cezai sorumluluğu azalabilir veya hiç olmayabilir. 3. **Sosyal İnceleme Raporunun Önemi:** Sosyal inceleme raporu, çocuğun ailesel, sosyal, kültürel çevresini, psikolojik durumunu, eğitim geçmişini ve genel gelişim düzeyini kapsamlı bir şekilde değerlendiren bilimsel bir belgedir. Bu rapor, hakimin çocuğun algılama ve yönlendirme yeteneğini sağlıklı bir şekilde tespit etmesi için olmazsa olmaz bir delildir. Sadece duruşmadaki gözlemle yetinmek, bu kapsamlı değerlendirmenin yerini tutmaz. 4. **Eksik Kovuşturma:** Sosyal inceleme raporu gibi zorunlu bir delilin alınmaması, yargılamanın 'eksik kovuşturma' ile tamamlandığı anlamına gelir. Eksik kovuşturma, maddi gerçeğe tam olarak ulaşılamamasına ve dolayısıyla adil olmayan bir karar verilmesine yol açabilir. **Sonuç:** Yargıtay, suça sürüklenen çocuklarla ilgili yargılamalarda ÇKK'nın emredici hükümlerine ve özellikle sosyal inceleme raporu alma zorunluluğuna titizlikle uyulmasını bekler. Bu rapor, çocuğun özel konumunu dikkate alarak, onun cezai sorumluluğunun ve uygulanacak yaptırımların doğru bir şekilde belirlenmesi için vazgeçilmez bir unsurdur. Rapor alınmadan veya alınmadığında gerekçesi gösterilmeden hüküm kurulması, çocuğun üstün yararına ve adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil eder ve bozma nedenidir.