Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2015/12073 K., 2018/4009 K. sayılı kararında, hırsızlık suçunda 'suç konusu paranın miktarının 140 TL olduğu ve bu miktarın satın alma gücüne göre çok yüksek olmadığı gözönüne alındığında, 5237 sayılı Yasa’nın 3/1. madde-fıkrasında yer alan orantılılık ilkesi gözetilmeden suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan en üst sınırdan ceza tayin edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması' neden bozma nedeni yapılmıştır? Bu durumun 'adalet ve nesafet kuralları' ile ilişkisini tartışınız.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2015/12073 K., 2018/4009 K. sayılı kararında, hırsızlık suçunda suç konusu paranın miktarı ve bunun temel cezanın belirlenmesindeki orantılılık ilkesi açısından rolü ele alınmıştır. **Bozma Nedeni Olmasının Gerekçesi:** * Kararda, 'suça sürüklenen çocuk ...’nın şikayetçinin iş yerine penceresini zorlayarak girerek yazar kasa içinde bulunan 140 TL’yi çalması şeklinde gerçekleşen eyleminde, somut olayda “suçun işleniş şekli ve önemi ve değeri, işlenen suç nedeniyle ile mağdurun ve kamunun uğradığı zarar, suçun işenmesi nedeniyle meydana gelen tehlikenin ağırlığı ,suça sürüklenen çocuğun suç işlemek konusundaki kararlılığı” gerekçe gösterilmiş ise de, suça konu paranın miktarının 140 TL olduğu ve bu miktarın satın alma gücüne göre çok yüksek olmadığı gözönüne alındığında, 5237 sayılı Yasa’nın 3/1. madde-fıkrasında yer alan orantılılık ilkesi gözetilmeden suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan en üst sınırdan ceza tayin edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması' bozma nedeni yapılmıştır. * **Temel Hata:** Mahkeme, TCK 61/1'deki genel kriterleri (suçun önemi, zarar, tehlike vb.) göstermiş ancak bu gerekçelerin somut olayın özellikleriyle (140 TL gibi düşük bir miktar) bağdaşmadığı ve bu miktara göre 'en üst sınırdan' ceza verilmesinin 'orantısızlık' yarattığı tespit edilmiştir. **'Adalet ve Nesafet Kuralları' ile İlişkisi:** 1. **Orantılılık İlkesi (TCK 3/1):** TCK 3/1, 'işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza' ilkesini getirir. Eğer çalınan miktar, suçun konusu açısından 'önem ve değer' kriteri bağlamında 'çok yüksek' değilse, yani fiilin haksızlık içeriğini aşırı derecede artırmıyorsa, cezanın kanuni alt sınırdan uzaklaşarak (teşdit) belirlenmesi veya 'en üst sınırdan' tayin edilmesi, orantısızlığa yol açar. '140 TL'nin satın alma gücüne göre çok yüksek olmadığı' tespiti, fiilin haksızlık ağırlığının cezanın en üst sınırdan tayin edilmesini gerektirecek derecede yüksek olmadığını göstermektedir. 2. **Adalet ve Nesafet:** Hakimlerin ceza tayininde 'adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması' beklenir (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2016/1165 K., 2018/3802 K.). Adalet ve nesafet, somut olayda hakkaniyete uygun, dürüst ve tarafsız bir ceza belirlemeyi ifade eder. Düşük bir miktar için en üst sınırdan ceza verilmesi, toplumda adalet duygusunu zedeler ve orantısız bir yaptırım olarak algılanır. 3. **Çocuğun Durumu:** Olayın suça sürüklenen çocuk hakkında olması, ceza adaletindeki bu hassasiyeti daha da artırır. Çocuklara yönelik ceza adaletinde, onların gelişimleri ve geleceği üzerindeki etkiler de gözetilmelidir. **Sonuç:** Yargıtay, temel ceza tayininde, özellikle TCK 61'deki 'suç konusunun önem ve değeri' gibi kriterlerin somut olayın gerçekliğiyle (çalınan paranın miktarı ve satın alma gücü gibi) uyumlu olması gerektiğini vurgular. Fiilin ağırlığıyla orantısız şekilde, düşük miktarlar için en üst sınırdan ceza verilmesi, 'orantılılık ilkesi'ni ve 'adalet/nesafet' kurallarını ihlal eder ve bozma nedeni teşkil eder.