Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2015/35868 K., 2017/7048 K. sayılı kararında, temel ceza belirlenirken 'takdiren ve teşdiden' şeklinde soyut gerekçelerle alt sınırın üzerinde ceza tayin edilmesinin neden hukuka aykırı bulunduğunu açıklayınız. Bu kararda 'hapis veya adli para cezasını seçenek yaptırım olarak öngören hallerde' cezanın belirlenmesinde hangi ek hususların göz önünde bulundurulması gerektiğini tartışınız.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2015/35868 K., 2017/7048 K. sayılı kararında, temel ceza belirlenirken 'takdiren ve teşdiden' şeklinde soyut gerekçelerle alt sınırın üzerinde ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. **Soyut Gerekçelerin Hukuka Aykırılığı:** * Karar, 'Yukarıdaki ilkelerin ne şekilde gözetildiği karar gerekçesinde açıklanıp tartışılmadan “takdiren ve teşdiden” şeklinde belirtilen gerekçelerle yetinilerek sanık hakkında alt sınırın üzerinde cezaya hükmedilmesi'ni bozma nedeni yapmıştır. * Bu durum, tıpkı diğer Yargıtay kararlarında olduğu gibi, TCK 61/1'de sayılan somut kriterlerin (suçun işleniş biçimi, araçlar, zaman/yer, suç konusunun değeri, zarar/tehlike, kastın/taksirin ağırlığı, amaç/saik) tek tek ve somut olaya özgülenerek açıklanması yerine, genel ve ezbere ifadelerle yetinilmesinin hukuka aykırı olduğunu gösterir. Hakim, alt sınırdan neden uzaklaştığını şeffaf ve denetlenebilir bir şekilde gerekçelendirmelidir. **Hapis veya Adli Para Cezasını Seçenek Yaptırım Olarak Öngören Hallerde Ek Hususlar:** Karar, bu tür durumlarda cezanın belirlenmesinde ve seçenek yaptırımın tercihinde şu ek hususların göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtmiştir: 1. **Suçlunun Kişiliği:** Cezalardan hangisinin tercih edildiği belirtilirken 'suçlunun kişiliği' dikkate alınmalıdır. 2. **Ekonomik Durum:** Failin 'ekonomik durumu' göz önünde bulundurulmalıdır. Adli para cezasının miktarı, failin ödeme gücüne göre belirlenmelidir. 3. **Diğer Kişisel Özellikler:** Failin 'geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri' gibi hususlar da değerlendirilmelidir. * Bu hususlar, sadece cezanın türünü belirlemede değil (hapis mi, adli para cezası mı), aynı zamanda TCK 62'deki takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasında da göz önünde bulundurulabilir (Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2017/3749 K. karşıoy). **Önem:** * **Orantılılık İlkesi (TCK 3/1):** Karar, 'Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin süreklilik arz eden kararlarında vurgulandığı gibi kanun koyucu tarafından öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında da “ölçülülük ilkesi” gereğince makul bir dengenin bulunması gözetilecektir.' ilkesini hatırlatır. Hem temel cezanın belirlenmesinde hem de yaptırım türünün tercihinde orantılılık esastır. * **Hakimin Vicdani Kanaati (Anayasa m.138/1):** Hakimlerin Anayasaya, Kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verdikleri vurgulanır. Takdir hakkı kullanılarak belirlenecek cezanın vicdana, hak ve adalet anlayışına uygun olması gerekir. **Sonuç:** Yargıtay, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşarak belirlenmesinde somut ve yeterli gerekçe ararken, hapis veya adli para cezası seçenekleri arasından seçim yapılırken de failin kişisel ve ekonomik durumunun dikkate alınması gerektiğini vurgular. Bu durum, cezanın bireyselleştirilmesi ve adil yargılanma prensiplerinin gereği olarak, keyfi uygulamaların önüne geçmeyi amaçlar.