Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 2016/12859 K., 2016/11303 K. sayılı kararında, dolandırıcılık suçundan verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii kararında, müştekinin ifadesinin alınmaması ve 'hiçbir bilgi ve belge temin edilmeksizin' KYOK verilmesinin neden 'eksik soruşturma'ya işaret ettiğini açıklayınız. Bu durumun 'hukuki ihtilaf' gerekçesini nasıl geçersiz kıldığını tartışınız.
Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 2016/12859 K., 2016/11303 K. sayılı kararında, dolandırıcılık suçundan verilen KYOK'a itirazın reddi kararının 'eksik soruşturma' nedeniyle hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir. **Eksik Soruşturma Tespiti:** * Kararda, 'müşteki vekilinin 11/02/2015 tarihli şikayet dilekçesi ile şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde müştekiyi kandırarak bir kısım arazileri değerinin çok üstünde gösterilerek satışının yapılmak suretiyle dolandırıcılık eylemini gerçekleştirdiklerinin iddia edilmesi ve bu satış ilişkisine esas sözleşme ve çek fotokopilerinin ibraz edilmesine rağmen, olaya ilişkin olarak müştekinin ifadesine dahi başvurulmadığı, iddia konusu olaya ilişkin olarak hiç bir bilgi ve belge temin edilmeksizin, herhangi bir soruşturma işlemi dahi yapılmadan olayın hukuki ihtilaf olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği' belirtilmiştir. * **CMK 160. Madde Yükümlülüğü:** Cumhuriyet savcısının temel görevi, bir suç şüphesi doğduğunda 'hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamak' ve 'maddî gerçeğin araştırılması...için... delilleri toplamak'tır (CMK 160). Müştekinin ifadesinin alınması, suçun konusuyla ilgili sözleşme ve çek gibi belgelerin incelenmesi, şüphelinin beyanının alınması, delillerin toplanması ve değerlendirilmesi, soruşturmanın temelini oluşturur. Bu işlemler yapılmadan KYOK verilmesi, açıkça eksik soruşturmadır. **'Hukuki İhtilaf' Gerekçesinin Geçersiz Kılınması:** * Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma yapmadan, olayın 'hukuki ihtilaf olduğu gerekçesiyle' KYOK vermiştir. Ancak Yargıtay, bu gerekçeyi geçersiz kılmıştır. * **Amacın Önemi:** Bir olayın 'hukuki ihtilaf' olarak nitelendirilmesi, genellikle ceza hukuku kapsamına girmediği ve özel hukuk alanında çözülmesi gerektiği anlamına gelir. Ancak, iddialar 'dolandırıcılık' gibi bir suç şüphesini taşıyorsa (ki dolandırıcılık, bir hukuki işlemi araç olarak kullanabilir), Cumhuriyet savcısının görevi, fiilin ceza hukuku anlamında suç teşkil edip etmediğini soruşturma yaparak tespit etmektir. Soruşturma yapmadan, müştekinin ifadesini dahi almadan olayın hukuki ihtilaf olduğuna karar vermek, savcılık görevini eksik yerine getirmek demektir. * Eğer iddialar, 'kandırma', 'değerin üstünde gösterme' gibi dolandırıcılık suçunun unsurlarına ilişkin emareler taşıyorsa, savcının bu yönde delil toplama yükümlülüğü doğar. Müşteki vekilinin ibraz ettiği sözleşme ve çek fotokopileri de bu şüpheyi somutlaştıran başlangıç delilleridir. **İtiraz Merciinin Rolü:** * Bu durumda itiraz merciinin (Sulh Ceza Hakimliği) yapması gereken, bu eksik soruşturmayı tespit edip KYOK'u kaldırmak ve CMK 173/3 uyarınca 'soruşturmanın genişletilmesini' istemektir. Hakimlik, eksik soruşturmaya rağmen itirazı reddetmekle hata yapmıştır. **Sonuç:** Bu karar, Cumhuriyet savcısının, bir şikayet veya ihbar üzerine ceza hukuku anlamında suç şüphesinin varlığını titizlikle araştırması gerektiğini, bu araştırmayı yapmadan bir olayı 'hukuki ihtilaf' olarak niteleyip KYOK veremeyeceğini ortaya koyar. Maddi gerçeğe ulaşmak için gerekli olan temel soruşturma işlemlerinin yapılmaması, hukuka aykırı bir KYOK kararına yol açar ve itiraz merciince düzeltilmesi gereken bir durumdur.