Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2016/4859 K., 2017/6674 K. sayılı kararında, 'güveni kötüye kullanma' suçundan verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın 'süresinde' yapılmadığının tespiti üzerine, itirazın reddi kararının neden 'sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmadığı' sonucuna varıldığını açıklayınız. Bu durumun CMK 173/1'deki 'itiraz süresi' ile ilişkisini ve hukuki kesinleşme açısından önemini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #178062

Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2016/4859 K., 2017/6674 K. sayılı kararında, 'güveni kötüye kullanma' suçundan verilen KYOK'a karşı yapılan itirazın 'süresinde' yapılmadığının tespiti üzerine, itirazın reddi kararının 'sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmadığı'na karar verilmiştir. **Süresinde Yapılmayan İtirazın Tespiti:** * Kararda, 'Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2016 gün ve 2016/581-1015 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının, 26.01.2016 tarihinde şikâyetçi vekiline tebliğ edildiği ve karara on beş günlük yasal süresinden sonra 11.02.2016 havale tarihli dilekçe ile itiraz edildiği dosya içeriğinden anlaşılmakla' denilmiştir. * CMK 173/1'e göre, suçtan zarar gören, KYOK'un kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 'iki hafta' (eski metinde onbeş gün) içinde itiraz edebilir. Şikayetçi vekiline 26.01.2016'da tebliğ edilen karara karşı 11.02.2016'da yapılan itiraz, on beş günlük yasal sürenin dolmasından sonra yapılmıştır. **İtirazın Reddi Kararının 'Sonucu İtibariyle İsabetsizlik Bulunmaması':** * Normal şartlarda, kanun yararına bozma taleplerinde hukuka aykırılıkların düzeltilmesi esastır. Ancak bu olayda, her ne kadar kanun yararına bozma talebi 'eksik soruşturma' ve 'maddi gerçeğe ulaşamama' gerekçesiyle yapılmış olsa da, Yargıtay itirazın kendisinin yasal süresi içinde yapılmadığını tespit etmiştir. * Yargıtay, bu durumda 'merci tarafından verilen itirazın reddine ilişkin kararda sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmadığından' kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermiştir. Yani, sulh ceza hakimliğinin itirazı reddetme gerekçesi farklı (örn. esastan reddetme) olsa bile, Yargıtay itirazın süresinde yapılmamış olması gibi mutlak bir kabul edilemezlik nedeninin varlığı halinde, yerel mahkemenin reddetme kararının 'sonucu' doğru olduğu için kanun yararına bozmayı reddeder. **CMK 173/1'deki 'İtiraz Süresi' ile İlişkisi ve Hukuki Kesinleşme Açısından Önemi:** * **İtiraz Süresinin Önemi:** İtiraz süresi, muhakeme hukukunda hak düşürücü bir süredir. Bu süre içinde itiraz edilmezse, KYOK 'kesinleşir'. Kesinleşen bir KYOK, 'yeni delil' (CMK 172/2) olmadıkça aynı fiilden dolayı kamu davasının açılmasını engeller ve 'kesin hüküm benzeri etki' yaratır. * **Hukuki Kesinleşme:** Bir karara karşı kanun yoluna başvuru süresi içinde başvuru yapılmaması halinde, o karar şeklen kesinleşir. Şeklen kesinleşen bir kararın hukuki geçerliliği sorgulanamaz hale gelir. Yargıtay, itiraz süresinin kaçırılmasıyla KYOK'un kesinleştiğini ve bu durumda itiraz merciinin itirazı reddetmekle doğru bir sonuca ulaştığını kabul etmiştir, zira süresinde yapılmayan bir itiraz esastan incelenemez. **Sonuç:** Bu karar, ceza muhakemesi hukukunda sürelerin mutlak ve önemli olduğunu, kanuni süresi içinde yapılmayan bir kanun yolu başvurusunun (itirazın) incelenemeyeceğini ve bu nedenle yapılan ret kararının, gerekçesi farklı olsa dahi, sonucu itibarıyla hukuka uygun kabul edilebileceğini göstermektedir. Bu, yargılama sürecinin belirli ve öngörülebilir sınırlar içinde yürümesini sağlayan temel bir ilkedir.