Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2017/15256 K., 2017/7377 K. sayılı kararında, 'dolandırıcılık' ve 'resmi belgede sahtecilik' suçlarından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair mercii kararında, sanığın beyanı ve bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin neden 'eksik soruşturma'ya işaret ettiğini açıklayınız. Bu tür durumlarda itiraz merciinin doğru hareket tarzı ne olmalıdır?
Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2017/15256 K., 2017/7377 K. sayılı kararında, 'dolandırıcılık' ve 'resmi belgede sahtecilik' suçlarından verilen KYOK'a itirazın reddedilmesi kararının 'eksik soruşturma' nedeniyle hatalı olduğu tespit edilmiştir. **Sanık Beyanı ve Bilirkişi Raporu Arasındaki Çelişki:** * Kararda belirtilen somut olayda, 'müştekinin şüphelinin dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik yaptığı iddiası üzerine' KYOK verilmiştir. * Ancak, soruşturma sırasında şüpheli, şikayete konu senedi bizzat müştekinin düzenleyip imzaladığını beyan etmiştir. Buna karşılık, 'uzman bilirkişiden alınan raporda söz konusu senetteki imzaların müştekinin elinden çıkmadığının tespit edildiği' belirtilmiştir. * Bu durum, 'söz konusu senedin sahte olduğu, şüphelinin bizzat müşteki bu senedi imzaladı şeklindeki beyanının doğruluğunu kaybedeceği' anlamına gelmektedir. Şüphelinin savunması ile bilirkişi raporu arasında 'açık bir çelişki' mevcuttur. **Neden 'Eksik Soruşturma'ya İşaret Etmesi:** * Yargıtay, bu tür bir çelişkinin, soruşturmanın yeterli olmadığını gösterdiğini belirtmiştir. Zira Cumhuriyet savcılığı, bu çelişkiyi gidermek ve maddi gerçeği ortaya çıkarmak için gerekli ek işlemleri yapmamıştır. * Kararda, 'olayda başka şüpheli veya şüphelilerin olabileceğinin araştırılması, Adli Tıp Kurumundan yeni bir imza incelemesi yaptırılması ve sonucun göre şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabul edilmesi yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği' ifade edilmiştir. **İtiraz Merciinin Doğru Hareket Tarzı:** * CMK 173/3'e göre, Sulh Ceza Hakimliği, 'kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir'. * Doğru hareket tarzı, savcılığın somut olaydaki çelişkiyi gidermek için gerekli ek delilleri (örneğin yeni imza incelemesi) toplamadan ve 'başka şüphelilerin' varlığını araştırmadan KYOK vermiş olması karşısında, itiraz merciinin bu KYOK'u reddetmek yerine 'soruşturmanın genişletilmesine' karar vermesiydi. Bu, usul ekonomisi ve maddi gerçeğe ulaşma ilkesinin bir gereğidir. Eğer yeterli şüpheye ulaşılamadığına dair kararda eksiklik varsa, bu eksikliğin giderilmesi için soruşturma aşamasının tamamlanması beklenmelidir. **Sonuç:** Bu karar, Cumhuriyet savcısının, KYOK verirken dosyada yer alan çelişkileri gidermesi ve maddi gerçeği ortaya çıkarmak için tüm gerekli delil toplama işlemlerini tamamlaması gerektiğini vurgular. Eğer savcı bunu yapmamışsa, itiraz merciinin bu eksik soruşturma nedeniyle KYOK'u kaldırması ve soruşturmanın genişletilmesini istemesi, adil yargılanma hakkının ve hukuk güvenliğinin sağlanması açısından kritik öneme sahiptir. Kararda, bilirkişi raporundaki tespitler ve şüpheli beyanı arasındaki çelişkinin basit bir hukuki ihtilafın ötesinde, suç şüphesini güçlendiren bir emare olduğu gösterilmiştir.