Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2018/2766 K., 2018/6733 K. sayılı kararında, Cumhuriyet savcısının 'hiçbir soruşturma işlemi yapılmadan soyut gerekçelerle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinin anlaşılması karşısında' itiraz merciinin (Sulh Ceza Hakimliğinin) neden 'itirazın kabulüne karar vermesi' gerektiğini açıklamıştır? Bu durumun CMK 160. maddesindeki 'soruşturma yapmak zorunda olma' ilkesiyle ilişkisini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #178058

Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2018/2766 K., 2018/6733 K. sayılı kararında, Cumhuriyet savcısının hiçbir soruşturma işlemi yapmadan veya eksik soruşturmayla KYOK vermesi durumunda, itiraz merciinin (Sulh Ceza Hakimliğinin) itirazı kabul etmesi gerektiği belirtilmiştir. **Durumun Tespiti:** * Kararda, müştekinin cep telefonu markasını ve IMEI numarasını da içeren dilekçesiyle çalındığı iddiasıyla şikayetçi olmasına rağmen, 'hiçbir araştırma yapılmadığı, telefonla ilgili HTS dökümleri temin edilerek, olay tarihinden sonra telefonu kullanan kişilerin tespitinin gerektiği, olayın gerçekleşmiş olduğu yere ilişkin olarak müştekinin ayrıntılı beyanının alınmasını müteakip, olayın gerçekleştiği yerde bulunan işyerlerinin kamera kayıtlarının olup olmadığı araştırılarak, bulunması halinde görüntü dökümlerinin yapılması gerektiği anlaşılmakla, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi, sonucuna göre kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın esası hakkında bir değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediği' belirtilmiştir. **İtiraz Merciinden Beklenen Karar ve CMK 160 ile İlişkisi:** * **CMK 160. Madde (Soruşturma Yapmak Zorunda Olma):** CMK 160/1'e göre, 'Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.' CMK 160/2 ise savcının 'maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için... delilleri toplayarak muhafaza altına almakla... yükümlü' olduğunu belirtir. Bu, savcının 'soruşturma yapmak zorunda olma' ilkesinin temelidir. * **İtiraz Merciinin Rolü:** Eğer Cumhuriyet savcısı bu temel yükümlülüklerini yerine getirmez, yani 'ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda', itirazı inceleyen merci olan Sulh Ceza Hakimliği, 'Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği' yönündeki açıklamalar ışığında hareket etmelidir. Karar, bu durumda hakimliğin 'itirazın kabulüne karar vermesi gerekirken, reddine karar vermesi'nin hukuka aykırı olduğunu vurgulamıştır. * **Usulün Korunması:** İtiraz merciinin görevi, sadece toplanan delillerin yeterli olup olmadığını değerlendirmek değil, aynı zamanda soruşturmanın usulüne uygun ve eksiksiz yapılıp yapılmadığını denetlemektir. Eksik veya hiç yapılmamış bir soruşturma sonucunda verilen KYOK, hukuken geçerli bir temele dayanmaz. Bu durumda itirazın reddi, mağdurun hak arama özgürlüğünü (AY m.36) ve adil yargılanma hakkını zedeler. **Sonuç:** Yargıtay, bu kararla, Cumhuriyet savcısının 'soruşturma yapmak zorunda olma' ilkesinin mutlak olduğunu ve bu ilkeye aykırı şekilde eksik veya hiç yapılmayan bir soruşturma sonucunda verilen KYOK'ların itiraz merciince reddedilemeyeceğini, aksine 'itirazın kabulü' veya daha doğru bir ifadeyle 'soruşturmanın genişletilmesi' kararı verilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu, adli soruşturma sürecinin temel güvencelerinden biridir.