Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2014/34342 E., 2017/3372 K. sayılı kararında, Cumhuriyet Başsavcısının iddianame tanzimi ile kamu davası açılması gerektiği gerekçesiyle kendi verdiği takipsizlik kararını kaldırma yetkisinin bulunmadığı ve usulüne uygun açılmış bir kamu davasından bahsedilemeyeceği sonucuna ulaşmasının gerekçelerini açıklayınız. Bu durumun CMK 173. maddesindeki 'itiraz merciine başvurma' usulüyle ilişkisini tartışınız.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2014/34342 E., 2017/3372 K. sayılı kararında, Cumhuriyet Başsavcısının kendi verdiği takipsizlik kararını (KYOK) sonradan kendiliğinden kaldırma yetkisinin bulunmadığı ve bu şekilde açılan davanın usulüne uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. **Kararın Gerekçeleri:** 1. **CMK 173/1'deki Düzenleme:** Karar, '5271 sayılı CMK’nın takipsizlik kararı verildiği tarih itibariyle yürürlükte olan 173/1. maddesinde 'Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi başkanına itiraz edebilir.' düzenlemesi'ne atıf yapmıştır. 2. **Savcının Yetkisizliği:** Yargıtay, 'Cumhuriyet Başsavcısının iddianame tanzimi ile kamu davası açılması gerektiği gerekçesiyle Cumhuriyet Savcısının verdiği takipsizlik kararını kaldırma yetkisinin bulunmadığı' sonucuna ulaşmıştır. Bu, KYOK'un artık idari bir karar olmaktan çıkıp, yargısal bir denetime tabi olması ve kesinleştiğinde bağlayıcı bir nitelik kazanması nedeniyledir. Savcı, bir kez KYOK verdiğinde, bu kararın 'yeni delil' ortaya çıkmadan veya 'itiraz mercii' tarafından kaldırılmadan kendiliğinden geri alamaz. 3. **Usulüne Uygun Dava Şartı:** Somut olayda, 'müşteki olan kuruma tebligat yapılarak itiraz haklarının hatırlatılmasından sonra takipsizlik kararına karşı itiraz merciine bu hakkın kullanılması ve itiraz merciince takipsizlik kararının kaldırılmasından sonra kamu davasının açılmasının mümkün olabileceği' vurgulanmıştır. Müşteki kurumun itiraz etmemesi ve bu haliyle takipsizlik kararının kesinleşmesi karşısında, 'usulüne uygun açılmış bir kamu davasından bahsedilemeyeceğinden yargılamaya devamla sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması'nın hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. **CMK 173. Maddesindeki 'İtiraz Merciine Başvurma' Usulüyle İlişkisi:** * Bu karar, CMK'nın temel prensiplerinden biri olan 'hukuk güvenliği' ilkesinin ve 'kesin hüküm benzeri etki'nin bir yansımasıdır (Ceza Genel Kurulu 2017/450 K.). CMK, 1412 sayılı CMUK dönemindeki savcının takipsizlik kararlarını keyfi olarak geri alma yetkisini kaldırarak, bu kararlara yargısal bir nitelik kazandırmıştır. * Artık, KYOK'lar kesinleştiğinde, ancak CMK 172/2'de belirtilen 'yeni delil' şartı oluştuğunda ve CMK 173/6'ya göre 'sulh ceza hakimliği'nin (eski düzenlemede ağır ceza mahkemesi başkanının) kararıyla yeniden soruşturma açılabilir. Savcının kendiliğinden bu kararı kaldırma yetkisi yoktur. * Bu durum, itiraz merciinin (Sulh Ceza Hakimliği) KYOK'ların denetiminde ne kadar kritik bir rol oynadığını gösterir. Yargılamaya devam edebilmek için, öncelikle önceki KYOK'un usulüne uygun şekilde (yani itiraz merciince veya yeni delil şartıyla) kaldırılmış olması gerekir. Aksi takdirde, açılan dava 'usulüne uygun açılmış bir kamu davası' sayılmaz ve yargılamaya devam edilemez. Özetle, Yargıtay bu kararla, Cumhuriyet savcısının kendi verdiği takipsizlik kararını kendiliğinden kaldırma yetkisinin olmadığını, bu kararların ancak kanunda öngörülen itiraz usulleri ve yeni delil şartıyla kaldırılabileceğini ve bu usullere uyulmadan açılan davanın hukuken geçersiz olduğunu vurgulamıştır.