Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/38147 E., 2017/10067 K. sayılı kararında, hakaret suçunun oluşumu için 'kişiyi küçük düşürmeye matuf' olma ve 'onur, şeref ve saygınlığı rencide edici boyutta' olma kriterlerinin nasıl değerlendirildiği ve bu kriterlerin ifade özgürlüğü ile ilişkisini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #178041

Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/38147 E., 2017/10067 K. sayılı kararında, hakaret suçunun (TCK 125) oluşumu için 'kişiyi küçük düşürmeye matuf' olma ve 'onur, şeref ve saygınlığı rencide edici boyutta' olma kriterleri detaylıca değerlendirilmiştir. **Hakaret Suçunun Oluşumu İçin Kriterler:** * **Hukuki Değer:** Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, 'kişilerin onur, şeref ve saygınlığı'dır. * **Küçük Düşürme Amacı (Matufiyet):** Suçun oluşabilmesi için, 'davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir.' Yani, failin sözlerinin veya davranışlarının, mağduru aşağılama, itibarını zedeleme veya hor görme amacını taşıması gerekir. * **Rencide Edici Boyut:** Bir hareketin 'tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir.' Yargıtay, 'Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması' gerektiğini belirtmiştir. **Somut Olayda Değerlendirme ve İfade Özgürlüğü İlişkisi:** * Karardaki somut olayda, sanığın bir kamu görevlisine yönelik 'dün de polisler aynısını yaptı beni kelime oyunlarıyla uğraştırıyorsunuz, siz bu işi beceremiyorsanız Ankara’ya gideceğim şikayetçi olacağım, ben eylemci olsaydım, terörist olsaydım bana bu şekilde davranmazdınız, ben senden büyüğüm, ben anlatıyorum sen anlamıyorsun' şeklindeki sözleri incelenmiştir. * Yargıtay, bu sözlerin 'eleştiri niteliğinde olduğu' ve 'katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması sebebiyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı' sonucuna varmıştır. Bu durum, ifade özgürlüğünün, kişisel eleştirileri veya hoş olmayan ifadeleri kapsadığı anlamına gelir. **İfade Özgürlüğü ile İlişki:** * İfade özgürlüğü (Anayasa m.26), bireylerin düşüncelerini serbestçe açıklama ve yayma hakkını güvence altına alır. Hakaret suçu, bu özgürlüğün 'başkalarının şöhret ve haklarının korunması' gibi meşru amaçlarla sınırlandırılmasına bir örnektir. Ancak, bu sınırlama demokratik toplumda 'gerekli ve orantılı' olmalıdır. * Yargıtay'ın bu kararı, ifade özgürlüğünün sınırlarının geniş tutulması gerektiğini ve her türlü ağır eleştirinin veya rahatsız edici sözün otomatik olarak hakaret suçu olarak kabul edilmemesi gerektiğini gösterir. Aksi takdirde, eleştiri özgürlüğü kısıtlanmış olur. Hakaretin oluşabilmesi için sözlerin somut bir fiil veya olgu isnadı içermesi veya mağdurun şeref ve saygınlığını ciddi şekilde zedeleyici 'sövme' niteliğinde olması aranır. Bu yaklaşım, ifade özgürlüğü ile bireyin şeref ve saygınlığı arasındaki dengeyi kurmaya çalışır. Özetle, hakaret suçunun oluşumu, failin küçük düşürme kastı ve sözlerin mağdurun onur, şeref ve saygınlığını somut olarak ve kabul edilemez bir boyutta rencide etmesi kriterlerine bağlıdır. Bu kriterler, ifade özgürlüğünün korunması amacıyla dar yorumlanmaktadır.