Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2013/2042 E., 2015/131 K. sayılı kararında, TCK 226/7. maddesindeki istisna kapsamında sanatsal ve edebi eserlerin müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilirken hangi hususların saptanması gerektiğini belirtmiştir? Bu saptamaların niçin gerekli ve yeterli olduğu ve ilgili kuruldan rapor almanın önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #178038

Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2013/2042 E., 2015/131 K. sayılı kararında, TCK 226/7. maddesindeki sanatsal ve edebi eserler hakkındaki istisna kapsamında müstehcenlik suçuna konu materyallerin müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilirken şu hususların saptanması gerektiği belirtilmiştir: * **Suçun Unsurlarının Tespiti:** Bilirkişi raporunda 31 adet CD'nin 'erotik içerikli' olduğunun belirtilmesi, ancak suçun unsurlarının tespiti için 'gerekli ve yeterli açıklamayı taşımadığı' anlaşıldığından, bu rapora dayanılarak müsadere kararı verilmesi eleştirilmiştir. * **Saptanması Gereken Hususlar:** Mahkeme, bu CD'lerin 'içeriklerindeki görüntülerin ar ve haya duygularını incitip incitmediği, cinsi arzuları tahrik ve istismar eder nitelikte genel ahlaka aykırı olup olmadığı' hususlarının saptanması gerektiğini vurgulamıştır. Yani, sadece erotik olması değil, müstehcenlik kriterlerini karşılayıp karşılamadığı araştırılmalıdır. * **Sanatsal ve Edebi Değerin Tespiti:** Asıl önemli olan, TCK 226/7'deki istisnanın uygulanıp uygulanamayacağını belirlemek için bu eserlerin 'sanatsal ve edebi değeri' olup olmadığının tespitidir. **Saptamaların Gerekli ve Yeterli Olması ve Rapor Önemi:** 1. **Uzman Görüşüne Başvurma:** Kararda, 'Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulundan rapor alınarak bu cd’lerin müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken, içerik itibariyle yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek bu cd’lerin de müsaderesine karar verilmesi' bozma nedeni olarak gösterilmiştir. Bu, ilgili kurulun, eserlerin sanatsal/edebi değerini ve müstehcenlik niteliğini belirlemede uzman bir kurum olarak görüşünün alınmasının 'gerekli ve yeterli' olduğunu ifade eder. Hakim, bu tür konularda doğrudan kendisi karar vermek yerine, objektif ve uzman bir değerlendirmeye dayanmalıdır. 2. **İfade Özgürlüğü Dengesi:** TCK 226/7, ifade ve sanat özgürlüğü (Anayasa m.26, 27) ile genel ahlakın korunması (Anayasa m.26/2) arasındaki hassas dengeyi kurar. Bir eserin müstehcen kabul edilip edilmeyeceği ve dolayısıyla müsadere gibi bir yaptırıma tabi tutulup tutulmayacağı, o eserin sanatsal veya edebi değeri olup olmadığına bağlıdır. Bu değerin doğru ve objektif bir şekilde belirlenmesi, özgürlüklerin keyfi olarak kısıtlanmasını engellemek için kritik öneme sahiptir. 3. **Çocuklara Ulaşma Engeli:** Sanatsal/edebi değeri olan eserler dahi, eğer çocuklara ulaşması engellenmemişse TCK 226 hükümlerine tabi olabilir. Kuruldan alınacak rapor, bu hususların da değerlendirilmesine katkı sağlayabilir. Özetle, sanatsal veya edebi değeri olan eserlerin müstehcenlik suçundan muaf tutulabilmesi için, eserlerin içeriğinin objektif müstehcenlik kriterlerini taşıyıp taşımadığı ve gerçekten sanatsal/edebi bir değerinin olup olmadığına ilişkin uzman bir değerlendirme yapılması zorunludur. Bu değerlendirme, genellikle Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulundan alınacak raporla sağlanır.