CMK 173. maddesindeki itiraz merciinin (sulh ceza hakimliği) 'soruşturmanın genişletilmesi' yetkisini kullanması ile 'itirazın kabulüne' karar vermesi arasındaki farkı ve bu iki kararın birbiriyle çelişkili olamayacağı ilkesini Yargıtay kararları üzerinden açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #178026

CMK 173. maddesindeki itiraz merciinin (sulh ceza hakimliği) sahip olduğu 'soruşturmanın genişletilmesi' yetkisi ile 'itirazın kabulüne' karar verme yetkisi, farklı hukuki sonuçları olan ve birbiriyle çelişmemesi gereken iki ayrı yetkidir. **Soruşturmanın Genişletilmesi (CMK 173/3):** * Bu yetki, Sulh Ceza Hakimliğinin, KYOK'a yapılan itirazı incelerken, dosyadaki delillerin kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturmadığı ancak Cumhuriyet savcısının soruşturmayı eksik yaptığını veya bazı delillerin toplanmadığını tespit etmesi halinde kullanılır. * Hakimlik, kararında 'hangi hususta soruşturma yapılacağını açıkça belirtmek suretiyle' o yer Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunur. Bu durumda, dosya savcılığa geri gönderilir ve eksik soruşturma tamamlanır. Eksiklikler giderildikten sonra dosya yeniden hakimlik önüne gelir ve hakimlik bu yeni duruma göre bir karar verir. * **Amacı:** Bu yetki, soruşturmanın sağlıklı bir şekilde tamamlanmasını sağlamak ve savcının soruşturma görevini eksiksiz yerine getirmesini temin etmektir (Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2018/6733 K.; Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2018/4172 K.). **İtirazın Kabulü (CMK 173/4):** * Bu yetki ise, Sulh Ceza Hakimliğinin, mevcut soruşturma dosyası ve itiraz dilekçesindeki delillerle birlikte yaptığı değerlendirme sonucunda, 'kamu davasının açılması için yeterli nedenlerin bulunduğuna' kanaat getirmesi halinde kullanılır. Bu durumda, hakimlik itirazı kabul eder ve Cumhuriyet savcısının iddianame düzenleyerek kamu davasını açmasını emreder. **İki Kararın Çelişmemesi İlkesi:** * Yargıtay içtihadı, itiraz merciinin aynı anda hem 'soruşturmanın genişletilmesi'ne karar verip hem de 'itirazın kabulüne' karar vermesinin 'kendi içinde çelişkiye yol açacağı'nı ve usule aykırı olduğunu vurgulamıştır. * **Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2016/5892 E., 2017/3662 K. sayılı kararı:** Bu kararda, Sulh Ceza Hakimliğinin 'önce itirazın kabulüne, sonra soruşturmanın genişletilmesine dair verdiği değişik iş kararının gerekçesinde veya karar sonucunda CMK’nın 173/3. maddesi gereği hangi hususta soruşturmanın genişletilmesi gerektiği, hangi gerekçeyle itirazın kabulüne karar verdiği anlaşılamamakla birlikte, henüz soruşturmanın genişletilmesi sonucu toplanacak delilleri beklemeden kabul kararı vermekle kendi kararında bir çelişki de yarattığı' belirtilerek kanun yararına bozma kararı verilmiştir. * **Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 2017/2964 E., 2017/8201 K. sayılı kararı:** Benzer şekilde, 'soruşturmanın genişletilmesine yönelik karar verilmesi sebebiyle Cumhuriyet Savcılığından talep edilen hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına yönelik olarak yazılı şekilde karar verilmesinede isabet görülmemiştir' denilmiştir. **Sonuç:** Sulh Ceza Hakimliği, soruşturma eksikse önce eksikliklerin giderilmesini talep etmeli (genişletme kararı), bu eksiklikler giderildikten sonra dosya tekrar kendisine geldiğinde delillerin yeterli olup olmadığına bakarak itirazı kabul veya reddetmelidir. Dosya yeterli değilse ve genişletilmesi de gerekmiyorsa reddetmelidir. Ancak, eksik soruşturmaya rağmen doğrudan itirazı kabul etmek, muhakeme usulüne ve mantığına aykırı bir durum teşkil eder. Bu, ceza muhakemesinde usul kurallarına titizlikle uyulmasının önemini gösterir.