Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 226/3. maddesindeki 'çocukların kullanıldığı müstehcen ürünleri bulundurmak' fiili ve TCK 134/1. maddesindeki 'özel hayatın gizliliğini ihlal' suçunun oluşumunda 'rıza' unsurunun farklı değerlendirilmesini Yargıtay kararları üzerinden karşılaştırınız.
TCK 226/3. maddesindeki 'çocukların kullanıldığı müstehcen ürünleri bulundurmak' fiili ile TCK 134/1. maddesindeki 'özel hayatın gizliliğini ihlal' suçunun oluşumunda rıza unsurunun değerlendirilmesi farklılık gösterir: 1. **TCK 226/3 - Çocuk Pornografisi Suçunda Rıza:** * Yargıtay (Ceza Genel Kurulu 2015/66 K.; Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/29886 E., 2017/2091 K.), bu suçun oluşumu için 'çocuğun bu müstehcen ürünün üretilmesinden haberinin ya da rızasının olup olmamasının bir önemi yoktur' şeklinde açıkça belirtmiştir. Hatta çocuğun kendi rızasıyla müstehcen görüntüsünü çekip kullanması da suçun oluşumuna engel değildir. * **Gerekçe:** Bu durum, TCK 226/3'teki suçun korunmak istenen hukuki yararının 'çocuk hakları' ve 'toplum menfaati' olmasından kaynaklanır. Çocukların cinsel istismara karşı mutlak korunması ilkesi gereği, çocukların bu tür eylemlere rızalarının hukuken geçerli olmadığı kabul edilir. Özellikle 0-15 yaş grubundaki çocukların rızalarına itibar edilmez, 16-18 yaş grubunda ise cebir, tehdit veya hile olmadan dahi müstehcen ürünün üretiminde kullanılması suçun oluşumu için yeterlidir (Osman Yaşar-Hasan Tahsin Gökcan ve Mustafa Artuç'tan alıntı, CGK 2015/66 K.). 2. **TCK 134/1 - Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Rıza:** * Bu suçun temel unsurlarından biri 'hukuka aykırılık'tır. Fiilin hukuka aykırı olmaması için genellikle 'rıza' bir hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilir. Ancak, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunda rıza unsurunun değerlendirilmesi karmaşıktır. * **Mağdurun Rızası ve Hukuka Aykırılık:** Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/551-4311 sayılı kararında (TCK 226 Gerekçesi bölümünde alıntılanan), 'sanığın suç tarihinde cinsel ilişkiye girdiği 15 yaşından küçük mağdurenin çıplak bedenini kendi rızası dahilinde cep telefonu kamerasıyla çekip kaydetmesi eyleminde, mağdurenin rızası hukuken üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakka ilişkin olmadığından hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilemeyecektir.' denilmektedir. Yani, 15 yaşından küçük çocuğun özel hayatının gizliliğine ilişkin eylemlerdeki rızası, fiili hukuka uygun hale getiremez. * **Yetişkinler İçin Rıza:** Yetişkinler açısından ise, özel hayatın gizliliğine ilişkin görüntü veya seslerin kayda alınmasına veya ifşa edilmesine yönelik rıza, hukuka uygunluk nedeni olabilir. Ancak bu rızanın özgür iradeye dayanması ve sınırlarının aşılmaması gerekir. Örneğin, rıza ile kaydedilen görüntülerin daha sonra rızaya aykırı olarak saklanmaya devam edilmesi de özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabilir (Ceza Genel Kurulu 2019/216 E., 2023/591 K.). **Karşılaştırma:** * **Çocuklar İçin Mutlak Koruma:** TCK 226/3'teki çocuk pornografisi suçunda çocuğun rızası, suçun oluşumunu engellemez; çocuğa yönelik mutlak bir koruma amaçlanır. TCK 134'te de 15 yaşından küçük çocuklar için benzer bir yaklaşım mevcuttur; rıza hukuka uygunluk nedeni olamaz. * **Hukuki Değerlendirme Farkı:** TCK 226/3'te, 'çocuğun kullanıldığı' ibaresi suçun temelini oluştururken, TCK 134'te 'rızaya aykırılık' veya 'hukuka aykırılık' fiilin unsuru olabilir. Ancak, 15 yaşından küçük çocuklar söz konusu olduğunda, rıza hukuken geçersiz olduğu için bu ayrım pratik önemini yitirir ve her iki suç da rızaya bakılmaksızın oluşabilir. * **Fikri İçtima:** Her iki suçun bir arada işlenmesi durumunda (örneğin çocuğun görüntüsünün kaydedilmesi ve bu görüntünün müstehcen nitelik taşıması), TCK 44'teki fikri içtima kuralı uygulanır ve daha ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurulur (genellikle TCK 226/3).