Anayasa Mahkemesi'nin Bekir SÖZEN başvurusuna ilişkin kararında, Danıştay Başkanı, Başsavcısı, başkanvekilleri ve daire başkanlarının Danıştay üyeliğinin devam etmesini öngören düzenlemeyi Anayasa'nın eşitlik ilkesi (m.10) açısından nasıl değerlendirmiştir? AYM'nin bu konudaki 'hukuksal eşitlik' ve 'farklı hukuki durumlar' yorumunu açıklayınız.
Anayasa Mahkemesi, Bekir SÖZEN başvurusunda, 6723 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte Danıştay üyelerinin üyelikleri sona ererken, Danıştay Başkanı, Başsavcısı, başkanvekili ve daire başkanı olarak görev yapanların Danıştay üyeliklerinin devam etmesini öngören düzenlemeyi Anayasa'nın eşitlik ilkesi (m.10) açısından değerlendirmiştir (§12, §172). **AYM'nin Eşitlik İlkesi Yorumu:** * Anayasa'nın 10. maddesi, 'Herkes, ...kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.' hükmünü içerir (§175). * AYM, 'kanun önünde eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür.' şeklinde yorumlamıştır. 'Eşitlik ilkesinin amacı; aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, kişilere ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir.' Ancak, 'Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez' (§176). **Danıştay Yöneticileri ve Üyeler Arasındaki Farklılık:** * AYM, Danıştay Başkanı, Başsavcısı, başkanvekilleri ve daire başkanlarının 'farklı bir statüde bulunduklarının açık olması karşısında incelenmesine gerek görülmemiştir' diyerek, bu iddiayı doğrudan reddetmiştir (§34). * Daha detaylı gerekçede ise, bu görevlerde bulunan kişilerin 'görev sürelerinin dört yıl olarak Anayasa’da öngörülmüş olması karşısında bu kişilerin görevlerini Anayasa’da öngörülen süre boyunca sürdürmelerine imkân sağlamak amacıyla görev sürelerinin devam ettiği hususunun belirtilmesi, Anayasa’nın amir hükmü gereğidir.' Dolayısıyla, bu durumun gözetilmesi suretiyle anılan kişilerin Danıştay üyeliği sona erecek kişiler kapsamı dışında tutulmalarının Anayasa'ya aykırılığından söz edilemeyeceği belirtilmiştir (§173). Yani, Danıştay yöneticileri, Anayasal olarak belirli bir süre için seçilen pozisyonlarda olmaları nedeniyle, diğer üyelerden farklı bir hukuki durumdadır ve bu farklı durum, eşitlik ilkesini ihlal etmez. **Yeniden Seçilmeyen Üyeler Açısından Eşitlik:** * AYM, 'üyelikleri sona eren Danıştay üyelerinin bir kısmının yeniden üye seçilecek, bir kısmının ise seçilemeyecek olmasının eşitliğe aykırılık oluşturduğu' iddiasını da ele almıştır. Ancak, 'öngörülen Danıştay üye kadro sayısına göre tamamının Danıştay üyesi seçilebilmesinin mümkün olmaması karşısında belirli sayıda Danıştay üyesi seçilmesinin doğal bir sonucu olan bu durumun eşitliğe aykırılık oluşturduğu söylenemez' sonucuna varmıştır (§178). Sonuç olarak AYM, Danıştay yöneticileri ile diğer üyeler arasındaki farklılığı ve yeniden seçilmeyen üyelerin durumunu, 'hukuksal eşitlik' ilkesi çerçevesinde, farklı hukuki durumlara farklı kuralların uygulanması olarak değerlendirmiş ve eşitlik ilkesinin ihlal edilmediğine hükmetmiştir.