TCK 226. maddesinin ikinci ve beşinci fıkralarında 'basın ve yayın yolu ile yayınlama' eylemi müstehcenlik suçunun ağırlaştırıcı bir unsuru olarak yer almaktadır. Bu iki fıkra arasındaki farkı, suçun konusu ve cezai yaptırım açısından Yargıtay kararları üzerinden açıklayınız. Ayrıca bu eylemin 'ifade özgürlüğü' ile ilişkisini ve sınırlamalarını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #178015

TCK 226'nın ikinci ve beşinci fıkraları, 'basın ve yayın yolu ile yayınlama' eylemini müstehcenlik suçunun özel bir şekli olarak düzenler, ancak farklı içeriklere sahiptir: 1. **TCK 226/2:** 'Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden kişi altı aydan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.' * **Suçun Konusu:** Bu fıkra, TCK 226/1 kapsamında yer alan, yani çocuk unsuru içermeyen (ve TCK 226/4'teki aşırı müstehcenlik unsurlarını taşımayan) genel müstehcen görüntü, yazı veya sözleri konu alır. Genellikle yetişkinlere yönelik, cinsel arzuları tahrik eden ancak TCK 226/4'deki mutlak yasak kapsamına girmeyen müstehcenliklerdir. * **Yargıtay Uygulaması:** Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2020/19285 E., 2021/1817 K. sayılı kararında, 'içeriklerinde çocukların kullanılmadığı, şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara yönelik bir ilişki türü bulunmayan müstehcen görüntüleri web sitesinden yayınlamak' eyleminin TCK 226/2 kapsamında olduğu belirtilmiştir. 2. **TCK 226/5:** 'Üç ve dördüncü fıkralardaki ürünlerin içeriğini basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden ya da çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlayan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.' * **Suçun Konusu:** Bu fıkra, TCK 226/3 (çocuk pornografisi) ve TCK 226/4 (şiddet, hayvan, ölü insan bedeni veya doğal olmayan yoldan cinsel davranış içeren aşırı müstehcenlik) kapsamındaki ürünlerin basın ve yayın yoluyla yayımlanmasını veya çocuklara ulaşmasını sağlamayı suç sayar. Bu içerikler, 'müstehcenlik bakımından mutlak yasak kapsamına giren ürünler'dir. * **Farklılık ve Yaptırım:** Temel fark, suçun konusunun niteliğidir. TCK 226/5, mutlak yasak kapsamındaki, yani daha ağır ve zararlı içerikleri konu aldığı için çok daha ağır bir cezai yaptırım öngörür (6 yıldan 10 yıla kadar hapis). TCK 226/2 ise daha genel müstehcenlik içeriklerini kapsar ve daha hafif bir yaptırımı vardır. **İfade Özgürlüğüyle İlişkisi ve Sınırlamalar:** İfade özgürlüğü (Anayasa m.26; AİHS m.10), düşünce ve eserlerin başkalarına ulaştırılmasını kapsar. Ancak bu özgürlük, 'genel sağlık ve ahlakın korunması amacıyla' hukukun öngördüğü yasak ve yaptırımlara tabi tutulabilir. AİHM içtihadı da (örneğin, Handyside/Birleşik Krallık, Müller ve Diğerleri/İsviçre), müstehcenlik kavramıyla ilgili genel ahlaka dayalı meşru sınırlama nedenlerini kabul ederken, demokratik toplumda gereklilik ve orantılılık ilkelerini gözetir. TCK 226/7'deki bilimsel, sanatsal ve edebi eserlere yönelik istisnalar (çocuk pornografisi hariç) bu dengeyi sağlar. Ancak, özellikle çocuk pornografisi (TCK 226/3) ve aşırı müstehcenlik (TCK 226/4) içeren yayınlar, ifade özgürlüğünün mutlak bir sınırı olarak kabul edilir ve bu tür içeriklerin yayını ciddi yaptırımlara tabidir. Yargıtay (Yargıtay 14. Ceza Dairesi 2012/13056 K., 2013/1527 K.), hiçbir sanatsal ve edebi değeri bulunmayan, sadece cinsel dürtüleri harekete geçirmeye yönelik bayağı ifadelerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir.