AYM'nin Bekir SÖZEN başvurusunda ele aldığı 'hâkimlik teminatı' ilkesi ile 'adil yargılanma hakkı' arasındaki ilişkiyi ve bu iki kavramın bireysel başvuru denetimindeki işlevini açıklayınız. AYM'nin yargı reformu ve hâkimlik teminatı konularındaki karmaşık denetimini bu başvuru özelinde değerlendiriniz.
AYM'nin Bekir SÖZEN başvurusunda, 'hâkimlik teminatı' ve 'adil yargılanma hakkı' doğrudan ilişkilendirilmiş ve bireysel başvuru denetiminde önemli bir role sahip olmuştur. **İlişki ve İşlev:** * **Hâkimlik Teminatı (AY m.139):** Hakimlerin azlolunamaması, istenmedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaması, mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle dahi özlük haklarından yoksun bırakılamaması gibi güvenceleri kapsar (§24). Bu teminat, hâkimlerin 'hukuka ve kanuna uygun olarak vicdani kanaatlerine göre karar vermelerini sağladığı gibi verdikleri bu kararlar nedeniyle daha sonra haklarında olumsuz işlemler tesis edilmesine engel oluşturmaktadır' (§27). Yani, teminat, hâkimin görevini bağımsız ve tarafsız yapabilmesinin ön koşuludur. * **Adil Yargılanma Hakkı (AY m.36):** Herkesin yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olmasıdır (§32). Mahkemeye erişim hakkı bu hakkın temel bir unsurudur (§60). AYM, adil yargılanma hakkının kapsamını belirlerken AİHM içtihadını da göz önünde bulundurur (§36). * **İlişki:** Hakimlik teminatı, adil yargılanma hakkının 'çekirdeğini' oluşturan mahkemelerin bağımsızlığı ilkesinin yaşama geçirilmesi için bir araçtır. Bağımsız ve tarafsız bir mahkeme, ancak teminat altındaki hakimlerle mümkün olabilir. Dolayısıyla, hâkimlik teminatının zedelenmesi, dolaylı olarak adil yargılanma hakkına yönelik bir tehdit veya ihlal potansiyeli taşır. **Bireysel Başvuru Denetimindeki İşlev:** * AYM, Bekir SÖZEN başvurusunda, hâkimlik teminatına ilişkin anayasal hükümlerin Yargıtay ve Danıştay üyelerine 'görevlerine keyfî olarak son verilmesine karşı koruma sağladığı' noktasında şüphe bulunmadığını, hatta 'yüksek yargı mensuplarının görevlerine keyfî olarak son verilememesi biçiminde bir hakkın anayasal temelinin bulunmadığını söylemek güçtür' demiştir (§46). Bu, bireysel başvurunun konusunun, 'yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğüne dayanan bir devlette yüksek yargı mensuplarının görevlerine son verilmesine karşı koruma' iddiasını içerdiğini göstermektedir. * Mahkeme, başvurucunun Danıştay üyeliğinin sona erdirilmesi işleminin 'medeni haklarını etkilediği' ve dolayısıyla Anayasa'nın 36. maddesindeki adil yargılanma hakkının kapsamında kaldığı sonucuna vararak başvuruyu kabul edilebilir bulmuştur (§52, §58). Bu, hâkimlik teminatının doğrudan bireysel başvuruya konu bir 'hak' olmasa da, adil yargılanma hakkı kapsamında incelenebileceğini göstermektedir. **Yargı Reformu ve Karmaşık Denetim:** AYM, yargı reformu (istinaf sistemine geçiş) nedeniyle yapılan yapısal değişiklikleri ve bunun zorunlu sonucu olarak üyeliklere son verilmesini 'meşru amaç' ve 'orantılı' bulmuştur. Bu kararda, bir yandan yargının genel reform ihtiyacı ve iş yükü gibi 'objektif' nedenler gerekçe gösterilirken, diğer yandan bireysel başvuru yoluyla hâkimlik teminatının ve mahkemeye erişim hakkının 'keyfi' müdahalelere karşı korunması dengesi gözetilmiştir. Karşıoylar, bu denetimde çoğunluğun yeterince hassas davranmadığını, yargı bağımsızlığının ve hâkimlik teminatının daha güçlü yorumlanması gerektiğini savunmuştur. Bu durum, AYM'nin yasama tasarruflarının yargı bağımsızlığı üzerindeki etkilerini denetlerken karşılaştığı zorlukları ve farklı yorumların mümkün olduğunu göstermektedir.