AYM'nin Bekir SÖZEN başvurusunda, Danıştay üyeliği görevinin sona erdirilmesiyle birlikte 'mahkemeye erişim hakkı'na bir müdahalenin gerçekleştiği tespitine rağmen, ihlal kararı verilmemesinin temel argümanlarını ölçülülük ilkesinin alt ilkeleri (elverişlilik, gereklilik, orantılılık) çerçevesinde değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #178009

AYM, Bekir SÖZEN başvurusunda mahkemeye erişim hakkına müdahale edildiğini kabul etmiş (§62) ancak ihlal olmadığına karar vermiştir. Bu karar, ölçülülük ilkesinin alt ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmiştir: 1. **Elverişlilik:** Müdahalenin (kanunla göreve son verilmesi) amacı, istinaf sisteminin faaliyete geçmesiyle Yargıtay ve Danıştay'daki üye fazlalığını gidermek, yargıdaki personel kaynağını daha etkili ve verimli kullanmak, bu suretle yargı yükünü azaltarak içtihat mahkemesine dönüşümü sağlamaktır (§81, §75). Kanunla üyeliklere son verilerek ve yeni kadro sayısına göre yeniden seçim yapılarak bu amaçların gerçekleştirilmesine 'elverişli' bir araç olduğu kabul edilmiştir. 2. **Gereklilik:** AYM, önceki içtihadına atıfta bulunarak, 'kanunla göreve son verilmesine ilişkin yasal düzenlemelerin hak arama hürriyetine ve hukuk devleti ilkesine aykırı olmaması için göreve son vermenin kanunla yapılmasını gerektiren zorlayıcı nedenlerin bulunması ve göreve son vermenin ilgililerin subjektif durumlarından ziyade objektif nitelik taşıyan bu zorlayıcı nedene dayanması gerektiği' ilkesini benimsemiştir (§85). Somut olayda, 'istinaf kanun yolunun kabulü ile buna bağlı olarak Danıştay iş yükünün azalması gerekçesine dayalı olarak Danıştayın daire sayısının azaltılmak suretiyle daha küçük bir yapıya dönüştürülmesi'nin, Danıştay üyelerinin görevlerine son verilmesine sebep olan 'yapısal değişikliğin hukuki ve fiilî zorunlu sonucu' olduğu kabul edilmiştir (§193, §86). Bu bağlamda, bu müdahalenin ulaşılmak istenen meşru amaca ulaşmak için 'gerekli' olduğu sonucuna varılmıştır. AYM, aksi takdirde ('haklı da olsa hiçbir gerekçenin altmış beş yaşından önce Danıştay (ve Yargıtay) üyeliğinin sona erdirilmesini mümkün kılmayacağı yolundaki düşünce, yargı teşkilatlanmasında ve kanun yollarında yapılan esaslı değişikliklerin uzun süre uygulanamaması sonucunu doğuracaktır') yapısal değişikliğin uygulanamayacağını belirtmiştir (§71). 3. **Orantılılık:** Orantılılık, amaç ile araç arasında adil bir denge kurulmasını gerektirir. AYM, Danıştay üyeliğine son verilmesinin yapısal değişikliğin getirdiği 'zorunluluk' olduğu ve Danıştay üyeliği sona eren kişinin 'hâkimlik teminatından yararlanmaya devam ettiği'ni gözeterek, bu külfetin 'katlanılamaz derecede ağır olmadığı' değerlendirmesini yapmıştır (§87). Dolayısıyla, mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin başvurucuya 'aşırı külfet yüklemediği ve orantılı olduğu' sonucuna ulaşılmıştır. Karşıoy gerekçeleri ise, bu müdahalenin gereklilik ve orantılılık kriterlerini taşımadığını, özellikle de yeniden seçilmeme kararının yargısal denetimden yoksun bırakılmasının orantısızlık yarattığını savunmuştur.