TCK 226. maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçunun birinci fıkrasındaki (d) bendi ile dördüncü fıkrasının, ürünlerin satışına ilişkin düzenlemelerdeki farklılıklarını ve bu farklılıkların suçun konusu ile ilişkisini Yargıtay kararları üzerinden açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #178008

TCK 226. maddesi, müstehcenlik suçunu farklı fiil ve içeriklere göre kademeli olarak düzenlemiştir. Birinci fıkra (d) bendi ve dördüncü fıkra, ürünlerin satışına ilişkin farklı yaklaşımlar sergiler: 1. **TCK 226/1-d Bendi:** 'Bu ürünleri, bunların satışına mahsus alışveriş yerleri dışında, satışa arz eden, satan veya kiraya veren' kişiyi cezalandırır. * **Suçun Konusu:** Bu fıkra, Kanun'un üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca mutlak surette yasaklanmamış müstehcen ürünleri (örneğin genel müstehcen içerikli yetişkin yayınları) kapsar. * **Amacı:** Hükmün gerekçesinde de belirtildiği üzere, müstehcen ürünlerin ancak 'bunların satışına özgü alışveriş yerlerinde, erişkin kişilere' satılmasına veya kiraya verilmesine izin verilir. Bu bendin amacı, genel ahlak ve adabın yanı sıra çocukların bedensel, zihinsel, ruhsal ve duygusal bütünlüklerinin korunması, yetişkinlerin de müstehcen ürünlerle istenmeyen ve rahatsız edici bir şekilde karşılaşmalarının önüne geçilmesidir (Ceza Genel Kurulu 2018/461 E., 2020/323 K.). Dolayısıyla, bu bendin ihlali, müstehcen ürünün içeriğinden ziyade, satış/arz/kiralama 'şekli' veya 'yeri' ile ilgilidir. Yargıtay, anal veya oral yoldan, eşcinsel ya da toplu hallerde gerçekleştirilen cinsel ilişki görüntülerini içeren ancak TCK 226/4'deki 'doğal olmayan' kapsamına girmeyen ürünlerin satışının bu bent kapsamında değerlendirileceğini belirtmiştir (Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/29894 E., 2016/11002 K.; Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2016/11392 E., 2018/11984 K.). 2. **TCK 226/4. Fıkrası:** 'Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya görüntüleri içeren ürünleri üreten, ülkeye sokan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya bulunduran' kişiyi cezalandırır. * **Suçun Konusu:** Bu fıkra, 'cinsel sapkınlık' anlamına gelen parafilik eylemleri içeren ürünleri kapsar (CGK 2018/461 E., 2020/323 K.). Yargıtay, bu tür ürünler için 'mutlak bir yasak' getirildiğini ve arz-talebinin önüne geçilerek genel ahlakın korunmasının hedeflendiğini belirtmiştir. * **Farklılık:** Bu fıkra, ürünlerin içeriği nedeniyle doğrudan ve mutlak bir yasak getirir. Dolayısıyla, bu tür ürünlerin 'satışı, satışa arzı' gibi fiiller, herhangi bir yer kısıtlaması olmaksızın doğrudan suç teşkil eder. TCK 226/1-d'nin aksine, bu ürünlerin 'belirli bir satış yerine' satılması dahi suç teşkil eder. **Sonuç:** Temel fark, TCK 226/1-d'nin müstehcenliğin yayılma biçimine (yer, yöntem) odaklanırken, TCK 226/4'ün müstehcenliğin 'içeriğindeki aşırı ve kabul edilemez nitelik' nedeniyle 'mutlak bir yasak' getirmesidir. Yargıtay, somut olayda ele geçirilen ürünlerin içeriğini dikkatlice inceleyerek, hangi fıkranın uygulanacağını belirlemektedir.