CMK 173. maddesinin 5. fıkrasında belirtilen 'Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz' istisnasını açıklayınız. Bu istisnanın TCK 191/2'deki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarıyla ilişkisini ve Yargıtay'ın bu konudaki karmaşık yaklaşımını örnekleyiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #178006

CMK 173/5, Cumhuriyet savcısının takdir yetkisini kullanarak kamu davası açmaktan vazgeçtiği (örneğin, soruşturma aşamasında uzlaşma sağlanması veya ön ödeme yapılması) durumlarda, suçtan zarar görenin bu kararlara karşı CMK 173'teki itiraz yoluna başvuramayacağını belirtir. Bu istisnanın temel amacı, Cumhuriyet savcısının yasayla verilen 'takdir yetkisini' kullandığı durumlarda yargısal denetimin kapsamını sınırlamaktır. **TCK 191/2 ile İlişkisi:** TCK 191/2 (kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma ya da kullanma suçu), şüpheli hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle 'kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir' hükmünü getirmiştir. Bu fıkra, Cumhuriyet savcısına bu suç tipinde 'zorunlu erteleme' yetkisi vermektedir. Normalde CMK 171/2'deki erteleme kararlarına suçtan zarar gören itiraz edebilirken, TCK 191/2'deki erteleme kararlarının CMK 173/5 kapsamında olup olmadığı, yani itiraz edilip edilemeyeceği konusunda tartışma yaşanmıştır. **Yargıtay'ın Yaklaşımı:** Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2017/479 E., 2017/2538 K. sayılı kararında, TCK 191/2'deki 'kamu davasının açılmasının ertelenmesi' kararının, CMK 171'deki takdir yetkisi kullanılan erteleme kararından farklı olduğu vurgulanmıştır. TCK 191/2'ye göre, bu suçta Cumhuriyet savcısının 'takdir hakkı bulunmadığı' ve erteleme kararının 'zorunlu' olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, bu kararın şüpheliye 'yükümlülük getiren denetimli serbestlik ve tedavi tedbirlerini içermesi' nedeniyle, 'adil yargılama ilkesi ve suçsuzluk karinesi gereğince' şüphelinin de bu karara itiraz hakkı olması gerektiği savunulmuştur. Bu karar, TCK 191/2 kapsamında verilen 'kamu davasının açılmasının ertelenmesi' kararına karşı 'şüpheli için de kıyas yolu ile itiraz hakkının tanınması' gerektiği sonucuna varmıştır. Dolayısıyla, Cumhuriyet savcısının takdir yetkisi olmaksızın yasal zorunlulukla erteleme kararı verdiği durumlarda, ve bu kararların şüpheliye yükümlülükler getirdiği durumlarda, CMK 173/5'teki istisnanın doğrudan uygulanamayacağı ve şüpheliye itiraz hakkı tanınması gerektiği yönünde bir yorum geliştirilmiştir. Bu, CMK 173/5'teki istisnanın kapsamının, kanun koyucunun 'gerçek takdir yetkisini' kullandığı durumlarla sınırlı olduğu, zorunlu erteleme kararları gibi durumların bu istisnanın dışında tutulması gerektiği anlamına gelir. Bu yorum, kişi hak ve özgürlüklerinin korunması perspektifinden ele alınmıştır.