Anayasa Mahkemesi'nin Bekir SÖZEN başvurusundaki kararında, 'Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSK) Danıştay üyeliğine yeniden seçilmeyen üyelerin idari yargıda sınıf ve derecelerine uygun bir göreve atanmasına' ilişkin düzenlemeyi (6723 s. Kanun geçici 27/5 md.) hâkimlik teminatı açısından nasıl değerlendirmiştir? Bu değerlendirmenin, yargı mensuplarının kariyer güvencesi üzerindeki etkilerini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #178005

AYM, Bekir SÖZEN başvurusunda, HSK tarafından Danıştay üyeliğine seçilmeyenlerin (6723 sayılı Kanun'un geçici 27. maddesinin 5. fıkrası uyarınca) HSK'nın ilgili dairesi tarafından 'idari yargıda sınıf ve derecelerine uygun bir göreve atanması' hükmünü hâkimlik teminatı açısından incelemiştir (§182). **AYM'nin Değerlendirmesi:** Mahkeme, bu düzenlemede hâkimlik teminatına aykırılık bulunmadığına karar vermiştir. Gerekçeleri şunlardır: 1. **Hâkim Statüsünün Devamı:** İdari yargı bünyesinde hâkim veya savcı olarak görev yapmakta iken Danıştay üyesi seçilen kişilerin on iki yıllık Danıştay üyeliği görevi sonrasında dahi 'idari yargı bünyesinde hâkim ve savcı olarak görevlerine devam etmelerini sağlayan' bir kural olduğu belirtilmiştir (§49). Yani, kişiler hâkimlik statülerini kaybetmemekte, farklı bir hâkimlik görevine atanmaktadırlar. 2. **Bağımsızlık İlkesinin Korunması:** Bu kişiler yeni görev yerlerinde de 'mahkemelerin bağımsızlığı ilkesine göre çalışmaya devam edeceklerinden' kuralın mahkemelerin bağımsızlığı ilkesine aykırı olmadığı ifade edilmiştir (§49). 3. **HSK'nın Yetkisi:** Anayasa'nın 159. maddesi gereğince HSK'nın hâkim ve savcıları mesleğe kabul etme, atama, nakletme, yükselme ve diğer özlük işlerini yapma görevine sahip olduğu, HSK'nın mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kurulduğu ve görev yaptığı gözetildiğinde, eski Danıştay üyelerinin yeniden idari yargıda bir göreve atanmalarında HSK'nın yetkili kılınmasında hâkimlik teminatına aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir (§51). 4. **Kazanılmış Hakların Korunması:** Mahkeme, bu düzenlemeyi, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 9. maddesinde yapılan değişiklikle görev süresi sona eren Danıştay üyeleri yönünden getirilen düzenlemenin geçici madde kapsamında görevi sona erip tekrar Danıştay üyesi seçilemeyen kişiler yönünden geçerli kılınması olarak tanımlamıştır (§181). Özlük hakları açısından da, bu kişilerin özlük haklarında bir kayıp yaşanmadığı ve hâkimlik mesleğini sürdürmelerinin hükme bağlanmış olmasının 'mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı ilkelerine aykırı olmadığı' ifade edilmiştir (§182). **Kariyer Güvencesi Üzerindeki Etkileri:** AYM'nin bu kararı, yüksek yargı üyeliğinin mutlak bir 'ömür boyu görev' teminatı altında olmadığını, ancak göreve son verilmesi durumunda hâkimlik mesleği ve ilgili özlük haklarının korunarak başka hâkimlik görevlerine atanmanın kariyer güvencesini ihlal etmediğini göstermektedir. Bu durum, yargı mensuplarının 'görev yeri veya niteliği değişse de mesleki statülerinin ve temel özlük haklarının' korunması anlamına gelmektedir. Ancak karşıoylarda, üyeliğin sona erdirilmesinin kendisinin yargı bağımsızlığını ve teminatını zedeleyici olduğu vurgulanmış ve çoğunluğun 'yapısal değişiklik' gerekçesi tartışılmıştır. Bu karar, yargı reformu adı altında yapılan yasal düzenlemelerin, yargı mensuplarının statülerini değiştirmesine Anayasal zemin sağlayan bir nitelik taşımaktadır.