Anayasa Mahkemesi'nin 10/12/2020 tarihli ve E.2016/144, K.2020/75 sayılı kararında Yargıtay ve Danıştay üyelerinin görev sürelerinin sona ermesine ilişkin kuralların Anayasa'nın 2., 10., 36., 138, 139., 140. ve 155. maddelerine aykırı olmadığına karar vermesinin temel gerekçelerini ve yargısal reform bağlamındaki değerlendirmesini analiz ediniz.
Anayasa Mahkemesi, 10/12/2020 tarihli E.2016/144, K.2020/75 sayılı kararında, 6723 sayılı Kanun'la Yargıtay ve Danıştay üyelerinin üyeliklerinin sona ermesini öngören kuralların Anayasa'ya aykırı olmadığını tespit etmiştir. Temel gerekçeler ve yargısal reform bağlamındaki değerlendirme şunlardır: 1. **Yargısal Reform ve Yapısal Değişiklik:** Kararın ana gerekçesi, istinaf mahkemelerinin kurulmasıyla birlikte Türk yargı sisteminde iki dereceli yapıdan üç dereceli yapıya geçişin 'köklü ve radikal bir değişiklik' teşkil etmesidir (§154). Bu değişiklik, Yargıtay ve Danıştay'ın iş yükünü büyük oranda azaltmayı ve bu kurumları 'gerçek anlamda içtihat mahkemesi hâline getirmeyi' amaçlamıştır. Üyeliğin sona erdirilmesi, bu yapısal değişikliğin 'bir parçasını ve aynı zamanda bu değişimin bir sonucunu' oluşturmaktadır (§155). AYM, bu yapısal değişikliği 'haklı bir sebep' olarak kabul etmiştir (§163). 2. **Hâkimlik Teminatı ve Görev Süresi:** AYM, Anayasa'da Danıştay veya Yargıtay üyeliğinin altmış beş yaşına kadar devam etmesini zorunlu kılan açık bir hükmün bulunmadığını belirtmiştir (§35). Hâkimlik teminatının (Anayasa m.139) azlolunmama, istenmeden emekli edilememe gibi güvenceleri kapsadığını, ancak 'haklı da olsa hiçbir gerekçenin altmış beş yaşından önce Danıştay üyeliğinin sona erdirilmesini mümkün kılmayacağı yolundaki düşüncenin, yargı teşkilatlanmasında ve kanun yollarında yapılan esaslı değişikliklerin uzun süre uygulanamaması sonucunu doğuracağı' vurgulanmıştır (§162). Görevine son verilen üyelerin hâkimlik mesleğini sürdürmeleri (veya özlük haklarıyla birlikte idari göreve geçme tercihinin tanınması) nedeniyle hâkimlik teminatının ihlal edilmediği kabul edilmiştir (§182, §197). 3. **Yargı Bağımsızlığı:** Üye sayısının azaltılmasının, mevcut üyelerin yargılama faaliyetleriyle ve verdikleri kararlarla bir ilgisi bulunmadığı, bu nedenle mahkemelerin bağımsızlığı ilkesine aykırılık teşkil etmediği belirtilmiştir (§164). 4. **Hukuk Devleti ve Orantılılık:** Kanun koyucunun kamu yararı amacıyla düzenleme yapma takdir yetkisinin olduğu, bu düzenlemenin kamu yararı dışında özel çıkarlar gözetilerek yapılmadığı tespit edilmiştir (§42, §166). Müdahalenin, yargıdaki yapısal değişikliğin zorunlu sonucu olması ve üyelik sona erse de hâkimlik teminatının devam etmesi nedeniyle başvuruculara aşırı külfet yüklemediği ve orantılı olduğu sonucuna varılmıştır (§193, §87). 5. **Eşitlik İlkesi:** Danıştay başkanı, başsavcısı, başkanvekilleri ve daire başkanlarının üyeliklerinin devam ettirilmesinin, bu kişilerin Anayasa'da dört yıl için seçilmiş olmaları nedeniyle Anayasa'nın amir hükmünün gereği olduğu, dolayısıyla eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmadığı belirtilmiştir (§172, §173). Ayrıca, yeniden seçilmeyen üyelerin durumunun, belirlenen kadro sayısına göre tamamının seçilememesinin doğal bir sonucu olduğu, eşitliğe aykırılık oluşturmadığı kabul edilmiştir (§178). AYM, bu gerekçelerle söz konusu kanun maddelerinin Anayasa'ya uygun olduğuna karar vermiştir.