AYM'nin Bekir SÖZEN başvurusunda, Danıştay üyeliği görevinin kanunla sona erdirilmesi işleminde 'kanunların genelliği ilkesi'ne aykırılık olup olmadığını nasıl değerlendirmiştir? Daha önceki kamu görevlilerinin kanunla görevden alınmasına ilişkin içtihatlarıyla bu kararı ilişkilendirerek açıklayınız.
AYM, Bekir SÖZEN başvurusunda (B. No: 2016/14586), başvurucunun Danıştay üyeliğinin kanunla sona erdirilmesine ilişkin yasal düzenlemenin 'kanunların genelliği ilkesi'ne aykırı olup olmadığını değerlendirmiştir (§68-70). **Kanunların Genelliği İlkesi:** Hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak kanunların genel ve soyut olmasını gerektirir. Bireysel ve subjektif işlemlerin kanunla yapılması hukuk devleti ilkesini zedeleyebilir (§67). **AYM'nin Yaklaşımı:** AYM, daha önceki kararlarında (örneğin, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı ile Çevre ve Orman Bakanlığı'nın yeniden yapılandırılmasına ilişkin 2011/100 E., 2012/191 K. sayılı kararı) bazı kamu görevlilerinin naklen atanması veya yöneticilik görevine son verilmesi sonucunu doğuran kanuni düzenlemeleri incelerken, 'soyut bir kuralın gerçekte tek bir kişiyi ya da sınırlı sayıda kişiyi ilgilendiriyor olması onun soyut niteliğini ortadan kaldırmaz' ilkesini benimsemiştir. 'Bireysel nitelikte bir işlemden söz edilebilmesi için somut olarak bir kişinin hukuki durumunda değişiklik yapan bir irade açıklamasının bulunması gerekir' (§69). Dolayısıyla, Danıştay üyeliğine son verme sonucunu doğuran yasal düzenlemenin (6723 sayılı Kanun'un geçici 27. maddesi), tek başına kanunların genelliği ilkesine aykırılık teşkil etmediği sonucuna varılmıştır. Çünkü bu düzenleme, yürürlüğe girdiği anda belirli bir kişiyi değil, kanunla belirlenen nitelikteki tüm Danıştay üyelerini kapsayan genel ve soyut bir kural niteliğindedir. **Önceki İçtihatlarla İlişkilendirme:** AYM, bu kararında da önceki içtihatlarına atıf yaparak, Danıştay ve Yargıtay üyeliklerinin kanunla sona erdirilmesinin hukuk devleti ilkesine aykırı olmadığını saptamıştır (AYM, E.2016/144, K.2020/75, 10/12/2020, §§ 188-193, 274). Önemli olan, göreve son vermenin, yargı teşkilatlanmasında ve kanun yollarında yapılan esaslı değişikliklerin bir sonucu olarak ortaya çıkan hukuki ve fiilî zorunluluklara dayanmasıdır. Bu, ilgililerin sübjektif durumlarından ziyade objektif bir nedene dayanmalıdır (§85). AYM, Danıştay üyeliğinin sona erdirilmesini, istinaf kanun yolunun kabulü ile Danıştay'ın iş yükünün azalması ve daha küçük bir yapıya dönüştürülmesi gibi 'yapısal değişikliğin hukuki ve fiilî zorunlu sonucu' olarak kabul etmiştir (§193, §86).