Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde hakimin takdir yetkisinin kapsamını ve bu yetkinin kullanımında göz önünde bulundurulması gereken kriterleri açıklayınız. Ayrıca TCK 3/1 maddesinde düzenlenen 'adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesinin' ('orantılılık' ilkesi) bu süreçteki rolünü ve 'alt sınırdan uzaklaşma' uygulamalarını Yargıtay içtihadı üzerinden değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #177992

TCK 61. maddesi, cezanın bireyselleştirilmesi amacıyla hakime temel cezayı belirlemede takdir yetkisi tanır. **Hakimin Takdir Yetkisinin Kapsamı ve Kriterler (TCK 61/1):** Hakim, somut olayda şu hususları göz önünde bulundurarak kanuni alt ve üst sınırlar arasında temel cezayı belirler: - Suçun işleniş biçimi, - Suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, - Suçun işlendiği zaman ve yer, - Suçun konusunun önem ve değeri, - Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, - Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, - Failin güttüğü amaç ve saiki. Yargıtay kararlarında (örn. Ceza Genel Kurulu 2022/408 E., 2022/585 K.; Ceza Genel Kurulu 2017/961 E., 2019/622 K.), bu kriterlerin genel nitelikli olduğu, her suça uymayabileceğinden yalnızca ilgili suça uyan kısımların dikkate alınması gerektiği belirtilir. Gerekçenin, dosyadaki bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde kanuni ve yeterli olması zorunludur. **'Orantılılık İlkesinin' (TCK 3/1) Rolü:** TCK 3/1, 'Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur' diyerek ceza ile fiil arasında orantı bulunması gerektiğini vurgular. Bu ilke, TCK 61'den daha geniş anlamlı olup, tüm indirim ve artırım maddelerinin uygulanmasında, yani bütüncül açıdan, failin eylemi ile cezanın ağırlığı arasında bir denge olması gerektiğini belirtir (CGK 2017/833 E., 2020/415 K.). Hakim, ceza adaletini sağlamak, işlenen suçun haksızlık derecesi ve işleniş biçimi ile verilen ceza arasındaki orantıyı makul bir şekilde dengelemek zorundadır. **'Alt Sınırdan Uzaklaşma' Uygulaması:** Hakim, taksire dayalı kusurun ağır olduğu durumlarda alt sınırdan uzaklaşarak, hafif olduğu durumlarda ise alt sınırdan veya alt sınıra yaklaşarak temel ceza tayin edebilir (CGK 2017/833 E., 2020/415 K.). Ancak, her halde en üst veya en alt hadden ceza tayin edilmesi gerektiği sonucu çıkarılmamalı, TCK 61/1'deki ölçütler ve TCK 3'teki 'orantılılık' ilkesi bir bütün halinde değerlendirilmelidir. Yargıtay, alt sınırdan uzaklaşma gerekçesinin somut, yasal ve yeterli olmasını arar. Örneğin, sanığın geçmişte başka suçlardan cezalandırılması veya suç işlemekteki ısrarı gibi TCK 61'de sayılan hususların temel cezanın belirlenmesinde doğrudan kullanılmayabileceği, her bir suçtan ayrı ayrı cezalandırılacağı vurgulanmıştır (CGK 2017/961 E., 2019/622 K.). Ayrıca, 'sanığın kişiliği ve suçun toplumda yarattığı infial' gibi TCK 61/1'de yer almayan gerekçelere dayanılamaz (Yargıtay 12.Ceza Dairesi 2017/12076 K.).