TCK 226. maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen 'şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin' ürünleri konu alan suç tipi ve bu suçun mutlak yasak kapsamına alınmasının gerekçesini açıklayınız. Özellikle 'doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlar' kavramının Yargıtay içtihadındaki yorumunu ve sınırlılıklarını tartışınız.
TCK 226. maddesinin dördüncü fıkrası, 'şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya görüntüleri içeren ürünleri üreten, ülkeye sokan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya bulunduran' kişiyi cezalandırmaktadır. **Mutlak Yasak ve Gerekçesi:** Maddenin gerekçesi, bu fıkra ile belirtilen içerikte olan ürünler açısından 'mutlak bir yasak getirildiğini' vurgular. Amaç, 'bu tip ürünlere olan arz ve talebin önüne geçilerek genel ahlakın korunmasıdır'. Bu, toplumun normal kabul edeceği cinsel davranışlar değil, 'cinsel sapkınlık' anlamına gelen parafilik eylemleri kapsamaktadır (Ceza Genel Kurulu 2018/461 E., 2020/323 K.). **'Doğal Olmayan Yoldan Yapılan Cinsel Davranışlar' Kavramının Yorumu:** Bu kavram, Kanun'da veya gerekçede açıkça tanımlanmamış, ancak Yargıtay içtihadı bu konuda belirli bir çerçeve çizmiştir: 1. **Geniş Yorumun Sınırlılıkları:** Yargıtay, bu ibarenin 'insanlar için doğal cinsel davranışın, devamlılık gösteren Daire kararlarında da vurgulandığı üzere, bir kadın ile bir erkeğin, cinsel organlarının bir araya gelerek ilişkiye girmeleri suretiyle oluştuğu' görüşünü eleştirmiş, aksine anal veya oral yoldan, eşcinsel veya birden fazla kişiyle gerçekleştirilen cinsel davranışların sırf toplumun bir kısmı bakımından rahatsız edici görülmesi nedeniyle 'doğal olmadığı'nı söylemenin bireylerin cinsel yaşamlarına gereğinden fazla müdahale olacağını belirtmiştir (Yargıtay 14. Ceza Dairesi 2012/12510 E., 2014/3734 K.; Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/29894 E., 2016/11002 K.). Yani, bu tür eylemler tek başına 'doğal olmayan' kapsamına girmez. 2. **Kapsam:** 'Doğal olmayan yol' ibaresi, Yargıtay'a göre, 'insanları aşağılayıcı veya kimse tarafından, bireylerin cinsel yaşamları içerisinde yer almasının onaylanması mümkün olmayan ya da ensest örneğindeki gibi insan türünün biyolojik devamlılığını tehlikeye sokan cinsel davranışlara ilişkin parafilik eylemleri kapsamalıdır' (Ceza Genel Kurulu 2018/461 E., 2020/323 K.). Örnek olarak ürofili, koprofili, ensest gibi eylemler gösterilmiştir. 3. **Belirlilik İlkesi:** Anayasa Mahkemesi (2015 tarihli bir karar, TCK 226 Gerekçesi bölümünde anılan) bu kavramın 'belirlilik' ve 'kanunilik' ilkelerine aykırı olmadığını, zira bu tür davranışların kanun koyucu tarafından önceden öngörülmesinin mümkün olmadığını ve kavramın doktrin, uygulama ve yargı kararlarında belirlenerek anlam ve içerik kazanacağını belirtmiştir. Özetle, fıkra mutlak bir yasak getirirken, 'doğal olmayan' kavramı cinsel sapkınlık boyutundaki eylemleri kapsar ve yorumu yargı mercilerince dar tutulmuştur.