Şikayetçinin, kendisine ait olduğunu iddia ettiği bir senetle ilgili olarak şüpheli hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından şikayette bulunması üzerine, savcılık bilirkişi incelemesi yaptırmış ve senetteki imzanın şikayetçiye ait olmadığını tespit etmiştir. Ancak şikayetçinin daha önce bir hukuk davasında bu senedin kendileri tarafından düzenlendiğini ikrar ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda savcılığın KYOK vermesi hukuka uygun mudur?
Evet, hukuka uygundur. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2017/15256 sayılı kararında benzer bir olay değerlendirilmiştir. Her ne kadar kriminal incelemede imzanın şikayetçiye ait olmadığı tespit edilmişse de, şikayetçinin daha önce bir hukuk mahkemesinde bu senedin borca karşılık kendileri tarafından düzenlendiğini açıkça kabul etmesi (ikrar), senedin sahte olarak düzenlenmediğini, rızaya dayalı olarak tanzim edildiğini gösterir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre ikrar, sahibi aleyhine kesin delil niteliğindedir. Bu durumda, dolandırıcılık veya sahtecilik suçlarının unsurları (hile, aldatma, sahte belge düzenleme) oluşmayacağından, savcılığın bu çelişkili durumu ve ikrarı dikkate alarak, suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle KYOK vermesi hukuka uygundur. Bu karara karşı yapılan itirazın reddedilmesi de isabetlidir. (Bkz. Yargıtay 15. CD. 2017/15256 E., 2017/7377 K.)