Bir sanık hakkında hem teşebbüs (TCK m. 35) hem de gönüllü vazgeçme (TCK m. 36) koşullarının tartışıldığı bir durumda, bu iki kurum arasındaki temel ayrım nedir ve TCK m. 61 açısından ceza tayinine etkileri nasıl farklılaşır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #177883

Temel ayrım, failin icra hareketlerini tamamlayıp tamamlamadığı ve suçu tamamlamaktan kendi iradesiyle mi yoksa dış bir engel nedeniyle mi vazgeçtiğidir. Teşebbüste (TCK m. 35), fail suçu işlemeye elverişli hareketlerle başlamış ancak elinde olmayan nedenlerle (yakalanma, mağdurun direnci vb.) tamamlayamamıştır. Bu durumda TCK m. 61'e göre belirlenen temel ceza üzerinden indirim yapılır. Gönüllü vazgeçmede (TCK m. 36) ise, fail suçu tamamlama imkânı varken kendi iradesiyle ve çabasıyla vazgeçer veya sonucun gerçekleşmesini önler. Bu durumda fail, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz. Ancak vazgeçme anına kadar tamamladığı fiiller başka bir suç oluşturuyorsa (örneğin öldürmekten vazgeçmiş ama yaralamışsa), sadece o suçtan (kasten yaralama) cezalandırılır. Dolayısıyla gönüllü vazgeçme, teşebbüs gibi bir indirim nedeni değil, teşebbüsten cezalandırılmayı tamamen ortadan kaldıran şahsi bir cezasızlık sebebidir.