5271 sayılı CMK'nın 172. ve 173. maddeleri, KYOK kararlarına bir tür 'kesin hüküm benzeri' etki tanımaktadır. Bu etkinin 1412 sayılı CMUK dönemindeki takipsizlik kararlarından temel farkı nedir ve bu değişikliğin arkasındaki hukuki ilke hangisidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #177580

Temel fark, kararın hukuki niteliği ve savcının keyfiliğinin sınırlandırılmasıdır. 1412 sayılı CMUK döneminde takipsizlik kararı, savcının istediği zaman geri alabileceği idari bir işlem niteliğindeydi. 5271 sayılı CMK ise, KYOK'u yargısal denetime (itiraz) tabi tutarak ona yargısal bir nitelik kazandırmıştır. Kesinleşen bir KYOK'tan sonra, savcının 'yeni delil' ve 'hâkim kararı' olmaksızın aynı fiilden dava açmasını engelleyerek, bu karara kesin hüküm benzeri bir etki tanımıştır. Bu değişikliğin arkasındaki temel hukuki ilke, 'hukuk güvenliği' (non bis in idem - aynı fiilden iki kez yargılanmama ilkesinin soruşturma evresindeki yansıması) ve 'keyfiliğin önlenmesi'dir. Böylece şüphelilerin sürekli olarak aynı suçlamayla karşı karşıya kalma tehdidi ortadan kaldırılmıştır. (Bkz. Ceza Genel Kurulu - Karar: 2018/643)