Bir senede (örneğin bonoya) dayalı alacak için icra takibi yapıldıktan sonra, alacaklı aynı alacak için temel ilişkiye (örneğin satış sözleşmesine) dayanarak ayrı bir dava açabilir mi? Bu durumda borçlu 'borcun yenilendiği' (tecdit) savunmasını yapabilir mi?
Evet, alacaklı her iki yola da başvurabilir. Türk Borçlar Kanunu'nun 133/2. maddesine göre, 'Özellikle mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması..., tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılmaz.' Bu hüküm gereği, bir borç için kambiyo senedi (bono, çek, poliçe) düzenlenmesi, asıl borcu sona erdirmez ve borcu yenilemez. Bu durumda alacaklı, 'tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla' hem temel ilişkiye (fatura, sözleşme) dayanarak alacak davası veya ilamsız takip, hem de kambiyo senedine dayanarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapabilir. Borçlunun, sadece senet verildiği için borcun yenilendiği ve temel ilişkiden kaynaklanan borcun sona erdiği yönündeki bir savunması, açık bir yenileme anlaşması olmadıkça dinlenmez. (Bkz. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E. 2016/14978 K. 2018/1132 T. kararı) (Kaynak: ayboga.av.tr)