Davalı, süresinde verdiği cevap dilekçesinde karşı dava da açmışsa, bu karşı dava dilekçesinin davacıya tebliğ edilmemesi yargılamayı nasıl etkiler?
Karşı dava dilekçesinin davacı-karşı davalıya usulünce tebliğ edilmemesi, dilekçeler teatisi (karşılıklı verilmesi) aşamasının tamamlanmadığı anlamına gelir. Bu durum, tıpkı cevap dilekçesinin tebliğ edilmemesi gibi, temel bir usul hatasıdır. Davacı-karşı davalının, karşı davanın iddialarını öğrenme ve bunlara cevap verme (cevaba cevap dilekçesi) hakkı elinden alınmış olur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/14366 E. sayılı kararında, usulsüz tebligat nedeniyle süresinde kabul edilen cevap ve karşı dava dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edilmemesi, 'dilekçeler teatisi aşamasının tamamlanmadığı' ve bu nedenle yapılan ön inceleme, tahkikat ve sözlü yargılama duruşmalarının 'usule aykırı hale geldiği' belirtilerek bozma nedeni yapılmıştır. Bu durum, davalının (karşı davacının) savunma hakkını ve adil yargılanma hakkını kısıtlayan önemli bir usul hatasıdır. (Kaynak: barandogan.av.tr)