Ceza muhakemesinde 'lekelenmeme hakkı' nedir ve bu hakkın, iddianamenin düzenlenmesi için 'yeterli şüphe' aranması kuralıyla ilişkisi nasıldır?
Lekelenmeme hakkı, bir kişinin masumiyet karinesinin bir uzantısı olarak, yersiz ve dayanaksız suçlamalarla 'sanık' sıfatıyla kamuoyu önünde lekelenmesini önleme hakkıdır. Bu hak, Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkının bir unsurudur. Bu hakkın soruşturma evresindeki en önemli güvencesi, CMK m. 170 uyarınca bir kamu davası açılabilmesi için 'yeterli şüphe'nin aranmasıdır. Cumhuriyet savcısı, basit veya makul şüpheyle yetinmeyip, toplanan delillerin yargılama sonunda bir mahkumiyet kararı verilmesi ihtimalini kuvvetle muhtemel kıldığı (yeterli şüphe) bir sonuca ulaşmadıkça iddianame düzenleyemez. Aksi halde, yani yetersiz şüpheyle dava açılması, kişinin sanık sıfatıyla yargılanmasına, soruşturmanın gizliliğinin ortadan kalkmasına ve dolayısıyla lekelenmeme hakkının zedelenmesine yol açar. İddianamenin iadesi kurumu (CMK m. 174) da bu hakkı korumaya hizmet eder. (Kaynak: barandogan.av.tr)