TMK m. 610/2 uyarınca, bir mirasçının 'terekeyi sahiplenmesi' ne anlama gelir ve bu durumun mirasın hükmen reddi (TMK m. 605/2) üzerindeki etkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #176912

TMK m. 610/2'ye göre, yasal ret süresi sona ermeden tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya miras bırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine mal eden mirasçı, mirası reddedemez. Bu tür eylemler 'terekeyi zımnen (örtülü olarak) kabul etme' veya 'terekeyi sahiplenme' olarak nitelendirilir. Bu durumun mirasın hükmen reddi üzerinde doğrudan bir etkisi vardır. Bir mirasçı, terekeyi sahiplenme anlamına gelen bir işlem yapmışsa (örneğin, murise ait şirket hisselerini kendi adına devralmışsa), artık terekenin borca batık olduğunu ileri sürerek mirasın hükmen reddedildiği (TMK m. 605/2) savunmasında bulunamaz. Çünkü mirası kabul etmiş sayılır. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2016/8851 E. sayılı kararı bu duruma bir örnektir. Mahkemeler, terekenin borca batık olduğunun tespiti davalarında, mirasçıların bu tür sahiplenme eylemlerinde bulunup bulunmadıklarını da araştırmak zorundadır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr)