Yargıtay'ın TCK m. 145 (hırsızlık) ve m. 150/2 (yağma) kapsamında 'malın değerinin azlığı'nı yorumlama biçimi, kanunun lafzından ne şekilde ayrılmaktadır? Bu yoruma yönelik temel eleştiri nedir?
TCK m. 145 ve m. 150/2, suç konusunu oluşturan malın değerinin azlığı halinde cezada indirim yapılmasını veya ceza vermekten vazgeçilmesini öngörür. Kanun lafzı, objektif olarak 'değer azlığı'nı yeterli görmektedir. Ancak Yargıtay, örneğin 6. Ceza Dairesi'nin 17.04.2013 tarihli ve 2010/13966 E. sayılı kararında, 'değer azlığı'nı 'daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar ve değer olarak da az olan şeyi alma' şeklinde, failin kastını ve ihtiyacını esas alan subjektif bir kriterle yorumlamaktadır. Bu yoruma yönelik temel eleştiri, 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesine (Anayasa m.38, TCK m.2) aykırı olmasıdır. Eleştiriye göre, Yargıtay kanunda olmayan bir 'ihtiyaç' ölçütü getirerek kanun koyucunun iradesini aşmakta ve 'niyet okuyuculuğu' yaparak hakkaniyete aykırı sonuçlara yol açmaktadır. (Kaynak: sen.av.tr)