5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında 'kaçak eşyayı bulundurmak' suçu ile 5809 sayılı Kanun kapsamında 'kimlik bilgileri değiştirilmiş (klonlanmış) cihaz bulundurmak' suçunun, tek bir eylemle (kaçak ve klonlu bir telefonu bulundurma) işlenmesi durumunda, Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin E: 2018/759 sayılı kararına göre nasıl bir hukuki çözüm benimsenmelidir?
Sanığın, hem yurt dışından kaçak yollarla getirilmiş hem de IMEI numarası klonlanmış bir cep telefonunu bulundurması eylemi, tek bir fiil ile birden fazla suçun (5607 s. Kanun'a ve 5809 s. Kanun'a aykırılık) işlenmesi anlamına gelir. Yargıtay'ın anılan kararına göre, bu durumda TCK m. 44'te düzenlenen 'farklı neviden fikri içtima' kurallarının uygulanması gerekir. Yani, fail işlediği tek fiil ile birden fazla farklı suçu oluşturduğu için, bu suçlardan cezası en ağır olan hangisi ise sadece o suçtan cezalandırılır. Ayrıca karar, bu suçlar için farklı mahkemelerde (örneğin biri Asliye Ceza, diğeri başka bir Asliye Ceza'da) dava açılmışsa, CMK m. 8 ve 16 uyarınca bu davalar arasında 'bağlantı' bulunduğu kabul edilerek, davaların birleştirilmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu, çelişkili kararların önlenmesi ve usul ekonomisi açısından zorunludur.