Tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi hangi hallerde gündeme gelir? Özellikle, bir ortağın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla şahsi malvarlığını kontrolü altındaki şirkete devretmesi durumunda, alacaklı hangi hukuki yollara başvurarak bu şirketin malvarlığından alacağını tahsil edebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #176844

Tüzel kişilik perdesinin aralanması, tüzel kişiliğin arkasına saklanılarak hakkın kötüye kullanılması, kanuna karşı hile, alacaklılara zarar verme kastı gibi durumlarda gündeme gelir. Sorudaki örnekte, ortağın mal kaçırma kastıyla yaptığı bu devir işlemi, perdenin 'tersine' aralanmasını gerektiren tipik bir durumdur. Alacaklı, bu durumda şu yollara başvurabilir: 1) Tasarrufun İptali Davası (İİK m. 277 vd.): Alacaklı, borçlu ortak ile şirketi birlikte davalı göstererek, bu devir işleminin muvazaalı ve mal kaçırma amaçlı olduğunu, bu nedenle kendisi açısından geçersiz sayılmasını talep edebilir. Bu davada, şirketin borçlunun kontrolünde olduğunu, devrin gerçek bir satış olmadığını ispatlaması gerekir. 2) Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması İddiası: Alacaklı, açacağı bir alacak davasında veya takipte, borçlu ile şirketin ekonomik ve iradi olarak özdeş olduğunu, şirketin borçlunun 'alter ego'su (ikinci kişiliği) haline geldiğini, bu nedenle şirketin de borçtan sorumlu olduğunu ileri sürerek perdenin aralanmasını talep edebilir. Bu iki hukuki yol, genellikle birlikte ve birbirini destekler şekilde kullanılır. Davanın kabulü halinde alacaklı, şirketin malvarlığını haczettirerek alacağını tahsil etme imkanına kavuşur.