Bir alacağın temliki sözleşmesinde, temlik edilen alacağın var olmadığı veya borçlu tarafından geçerli bir defi ile karşılanabilir olduğu sonradan anlaşılırsa, alacağı devredenin (temlik edenin), devralana (temellük edene) karşı sorumluluğu nedir? Bu sorumluluk hangi kanun maddesine dayanır?
Alacağı devredenin bu durumdaki sorumluluğu, temlikin bir bedel karşılığında (ivazlı) yapılıp yapılmadığına göre değişir. Bu sorumluluk Türk Borçlar Kanunu'nun 191. maddesinde (eski BK m. 169) düzenlenmiştir. Buna göre: 1) İvazlı (Bedelli) Temlikte: Alacağı bir bedel karşılığında devreden kişi, devralana karşı 'alacağın varlığından' ve 'borçlunun ödeme gücünden' (eğer ayrıca taahhüt etmemişse sorumlu olmaz) sorumlu olur. Yani devreden, temlik anında alacağın mevcut olduğunu ve geçerli bir alacak olduğunu garanti etmiş sayılır. Eğer alacak mevcut değilse veya geçersizse, devreden, devralanın bu nedenle uğradığı zararı (ödediği bedel, faiz ve masraflar) tazmin etmekle yükümlüdür. 2) İvazsız (Bedelsiz) Temlikte: Alacağı karşılıksız olarak (bağışlama gibi) devreden kişi, alacağın varlığından dahi sorumlu değildir. Bu durumda devralan, alacağın mevcut olmamasından kaynaklanan riski üstlenmiş sayılır.