Bir sanığın, eşiyle tartıştığı için öfkelenerek ormana 100 metre mesafedeki kayınbabasına ait meyve bahçesini ateşe vermesi ve yangının ormana sıçraması eylemi, Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin K.2019/6397 sayılı kararına göre hangi suç kapsamında değerlendirilmelidir ve yargılama görevi hangi mahkemeye aittir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #176816

Yargıtay'ın anılan kararına göre, bu eylem 'olası kastla orman yakma' suçu kapsamında değerlendirilmelidir. Failin doğrudan kastı bahçeyi yakmak olsa da, ormana 100 metre gibi yakın bir mesafede büyük bir yangın çıkararak, alevlerin rüzgarın da etkisiyle ormana sıçrayabileceğini öngörmesi ancak 'olursa olsun' diyerek eylemine devam etmesi, orman yangını neticesi açısından olası kastla hareket ettiğini gösterir. Bu durumda eylem, TCK'nın 44. maddesindeki fikri içtima kuralı gereği, en ağır cezayı gerektiren suç olan 'olası kastla orman yakma' (Orman Kanunu m. 110/4) suçunu oluşturur. Mala zarar verme (TCK m. 151) veya taksirle orman yakma (Orman K. m. 110/3) suçları, daha ağır olan bu suç içinde erir. Orman Kanunu m. 110/4'te düzenlenen suçun yargılaması Ağır Ceza Mahkemesi'nin görev alanına girdiği için, dosyanın görevsizlik kararıyla Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekir. Asliye Ceza Mahkemesi'nin yargılamaya devam etmesi görev yönünden hukuka aykırıdır.