Epilepsi (sara) hastalığının, bir suç failinin cezai sorumluluğuna etkisi TCK m. 32 bağlamında nasıl değerlendirilmelidir? Mahkemenin bu konuda re'sen bir araştırma yapma yükümlülüğü var mıdır?
Epilepsi hastalığı, nöbet anında veya nöbet öncesi/sonrası zihin bulanıklığı (aura/postiktal dönem) sırasında kişinin bilincini ve irade yeteneğini etkileyebilen nörolojik bir hastalıktır. Bu nedenle, epilepsi hastası bir failin işlediği fiil ile ilgili olarak cezai sorumluluğunun değerlendirilmesi gerekir. Eğer suç, failin bilincinin kapalı olduğu veya irade yeteneğinin önemli derecede azaldığı bir nöbet sırasında işlenmişse, TCK m. 32/1 (akıl hastalığı nedeniyle ceza sorumluluğunun olmaması) veya m. 32/2 (azalmış kusur yeteneği) kapsamında değerlendirilebilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/467 E., 2018/576 K. sayılı kararında belirtildiği gibi, sanığın soruşturma aşamasında epilepsi hastası olduğunu beyan etmesi, mahkemeye re'sen araştırma yapma yükümlülüğü yükler. Bu durum, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel bilgiyle çözülemeyecek, özel ve teknik bilgi gerektiren bir konu olduğundan, mahkemenin mutlaka sanığı Adli Tıp Kurumu'na veya yetkili bir sağlık kuruluna sevk ederek, suç tarihinde fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tam olup olmadığına dair rapor alması ve sonucuna göre hukuki durumunu belirlemesi gerekir. Eksik araştırma ile hüküm kurulması bozma sebebidir.