Parada sahtecilik suçunda 'iğfal kabiliyeti' (aldatıcılık özelliği) kavramı ne anlama gelir? Bir paranın iğfal kabiliyetine sahip olup olmadığı nasıl belirlenir ve bu özelliğin olmamasının hukuki sonucu nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #176773

Tüm sahtecilik suçlarında olduğu gibi, parada sahtecilik suçunun oluşabilmesi için de sahte paranın 'iğfal kabiliyetine' yani aldatıcılık özelliğine sahip olması gerekir. Bu, sahte paranın, normal bir kişiyi (konunun uzmanı olmayan) ilk bakışta kandırabilecek, gerçek para sanmasına yol açabilecek nitelikte olması demektir. Yargıtay uygulamasında bu, paranın 'sürüm yeteneği' olarak da adlandırılır. Bir paranın iğfal kabiliyetine sahip olup olmadığı, genellikle Merkez Bankası veya Darphane gibi uzman kurumlardan alınacak bilirkişi raporu ile belirlenir. Eğer üretilen sahte para, bariz bir şekilde sahte olduğu anlaşılacak kadar kaba ve aldatıcılıktan uzak ise (örneğin fotokopi kağıdına renkli çıktı alınmışsa), iğfal kabiliyeti yok demektir. Bu durumda parada sahtecilik suçu oluşmaz. Ancak, bu sahte para kullanılarak bir kişi kandırılıp ondan menfaat temin edilmişse, failin eylemi şartları varsa TCK m. 157'deki 'dolandırıcılık' suçunu oluşturabilir.