Alacağın temliki sözleşmesi, sebebe bağlı (illi) bir işlem midir, yoksa soyut (mücerret) bir işlem midir? Bu tartışmanın pratik sonucu nedir?
Metindeki açıklamaya göre, alacağın temliki sözleşmesinin sebebe bağlı olup olmadığı doktrinde tartışmalıdır. Ancak metinde 'alacağın temlikinin soyut olduğunu savunan görüşe göre' yapılan açıklama, bu yöndeki ağırlıklı görüşü yansıtmaktadır. Bu görüşe göre, alacağın temliki 'soyut' bir tasarruf işlemidir. Bunun anlamı şudur: Her temlik işleminin altında yatan bir hukuki sebep (causa) vardır (örneğin, bir borcu ödeme-ifa sebebi, bağışlama sebebi, teminat sebebi). Ancak temlik işleminin geçerliliği, bu temel ilişkinin (hukuki sebebin) geçerliliğine bağlı değildir. Yani, temlikin dayandığı temel sözleşme (örn: satış, bağışlama) geçersiz olsa veya hiç kurulmamış olsa bile, yapılan temlik işlemi hukuken geçerli kalır. Bu durumun pratik sonucu, alacağı devralan üçüncü kişinin iyiniyetinin korunmasıdır. Devreden, temel ilişkideki sakatlık nedeniyle alacağı geri istemek için devralana karşı ancak sebepsiz zenginleşme davası açabilir, fakat borçluya karşı alacaklı sıfatını devralan kazanmış olur.