Mal rejiminin boşanma ile sona ermesi halinde, tasfiye davasında uygulanacak zamanaşımı süresinin TMK m. 178'de öngörülen 1 yıllık süre değil de, TBK m. 146'daki 10 yıllık süre olmasının temel hukuki gerekçesi YHGK kararı ışığında nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #176179

Metinde aktarılan YHGK kararına göre temel gerekçe, mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacakların, boşanmanın 'fer'isi' (eki, uzantısı) niteliğinde olmamasıdır. TMK m. 178'de düzenlenen 1 yıllık zamanaşımı süresi, 'evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları' için öngörülmüştür. Yargıtay, bu ifadenin sadece boşanmanın doğrudan sonuçları olan maddi tazminat, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası gibi talepleri kapsadığını kabul etmektedir. Mal rejiminin tasfiyesi ise, evlilik birliği içinde edinilen malların paylaşımına ilişkin, boşanmadan bağımsız, kendine özgü bir hukuki kurumdur. Bu davada talep edilen katılma alacağı veya değer artış payı alacağı, niteliği itibarıyla bir 'alacak hakkı'dır. TMK'da bu alacak hakkı için özel bir zamanaşımı süresi düzenlenmediğinden, TMK m. 5'in genel nitelikteki atfı uyarınca, borçlar hukukunun genel hükmü olan TBK m. 146'daki '10 yıllık genel zamanaşımı' süresinin uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.