Bir sanığın fiilinin hem 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nu hem de 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kanunu'nu ihlal etmesi durumunda, ceza sorumluluğu nasıl belirlenir? Bu kanunlar arasındaki ilişki (genel kanun - özel kanun) nasıldır?
Bu durumda ceza hukukunun temel ilkelerinden olan 'özel kanunun önceliği' (lex specialis derogat legi generali) ilkesi devreye girer. 5607 sayılı Kanun, genel olarak kaçakçılık fiillerini düzenleyen özel bir ceza kanunudur. 4733 sayılı Kanun ise tütün ve alkol piyasasının idari ve kısmen cezai düzenlemesini yapan daha özel bir kanundur. Ancak 4733 sayılı Kanun'un cezai hükümleri genellikle idari nitelikli veya daha hafif suçları kapsarken, 5607 sayılı Kanun doğrudan kaçakçılık suçunun ağır hallerini düzenler. Bir fiil, örneğin bandrolsüz ve gümrük kaçağı sigarayı satmak, hem 4733'teki izinsiz satış yasağını hem de 5607'deki kaçakçılık suçunu oluşturabilir. Bu durumda, daha ağır cezayı öngören ve fiili daha özel olarak tanımlayan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri uygulanır. Ayrıca metinde de belirtildiği gibi, 4733 sayılı Kanun m. 8/13 uyarınca idari yaptırımların uygulanması, diğer kanunlardaki cezai yaptırımların uygulanmasına engel değildir, yani hem idari para cezası hem de hapis cezası birlikte verilebilir.