Ceza muhakemesinde tanığın, CMK m. 50 uyarınca yeminsiz dinlenmesi gereken haller dışında yeminli olarak dinlenilmesi, elde edilen delilin hukuki niteliğini nasıl etkiler? Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2015/15939 K. sayılı kararını referans alarak açıklayınız.
CMK m. 50, tanıklıktan çekinme hakkı olanlar, dinlenme sırasında 15 yaşını doldurmamış olanlar ve ayırt etme gücüne sahip olmayanlar gibi belirli kişilerin yeminsiz dinleneceğini amir bir hüküm olarak düzenlemiştir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, tanıklıktan çekinme hakkı bulunan bir tanığın bu hakkı hatırlatılmadan ve CMK m. 50'ye aykırı olarak yeminli dinlenilmesi, 'delil elde etme yasağı' kapsamında değerlendirilmiştir. Yemin, tanığın beyanına bir güvence ve ciddiyet katan bir usul işlemidir. Kanunun 'yeminsiz dinlenir' dediği bir kişiyi yemin etmeye zorlamak veya yeminli dinlemek, kanunun emredici hükmüne aykırılık teşkil eder ve bu şekilde elde edilen ifade 'hukuka aykırı delil' niteliği taşır. Dolayısıyla, bu beyan hükme esas alınamaz ve bu usulsüzlük tek başına bozma nedeni sayılır.