TCK m. 29'da düzenlenen 'haksız tahrik' ile TCK m. 30'da düzenlenen 'hata' kurumları nasıl birleşebilir? Haksız tahrikin varlığı konusunda hataya düşen bir failin hukuki durumu ne olur?
TCK m. 30/3, 'Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlere ait koşulların gerçekleştiği hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi, bu hatasından yararlanır' hükmünü içermektedir. Haksız tahrik (TCK m. 29), ceza sorumluluğunu azaltan bir nedendir. Dolayısıyla, bir fail, gerçekte var olmayan bir haksız fiilin var olduğunu zannederek, yani haksız tahrikin maddi koşullarında hataya düşerek hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında bir suç işlerse, TCK m. 30/3 uyarınca bu hatasından yararlanır. Örneğin, fail, eşinin kendisine saldırdığını zannederek (oysa böyle bir saldırı yoktur, yanlış görmüştür) hiddete kapılıp eşine karşı yaralama suçu işlerse, sanki gerçekten haksız bir fiil varmış gibi haksız tahrik indiriminden (TCK m. 29) faydalanır. Ancak bu hatanın 'kaçınılmaz' olması şarttır. Eğer hata kaçınılabilir ise, kişi yine de sorumlu tutulur fakat bu durum temel cezanın belirlenmesinde lehine dikkate alınabilir.