Çekte 'bedelsizlik' kavramı ile 'karşılıksızlık' kavramı arasındaki hukuki fark nedir? Hangi hukuki ilişki, çekin bedelsiz kalmasına neden olur?
Metinde bu iki kavramın farkı net bir şekilde açıklanmıştır. 'Karşılıksızlık', çekin ibraz edildiğinde muhatap bankada, çek bedelini karşılayacak meblağın bulunmaması durumudur ve bu durum çek kanununda cezai yaptırıma bağlanmıştır. 'Bedelsizlik' ise kanuni bir terim olmayıp, içtihadidir ve çekin dayandığı temel borç ilişkisiyle ilgilidir. Bedel, senedi alan kişinin (lehtarın) senet karşılığında yerine getirdiği veya getireceği edimdir. Çekin 'bedelsiz kalması', keşideci (borçlu) ile lehtar (alacaklı) arasındaki temel borç ilişkisinde (örn: bir satım, hizmet sözleşmesi) lehtarın kendi edimini (malı teslim etmek, hizmeti görmek vb.) hiç veya gereği gibi ifa etmemesi durumunda ortaya çıkar. Bu durumda çek, hukuken geçerliliğini korusa da (mücerretlik ilkesi gereği), temel ilişki sakatlandığı için borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir.