Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin E: 2016/4215 sayılı kararında, mahkemenin verdiği hükmün 'icra kabiliyeti olmadığı' gerekçesiyle bozulmasının sebebi nedir? Bir hükmün icra kabiliyetine sahip olması için taşıması gereken nitelikler nelerdir?
Kararda, mahkeme hükmünün icra kabiliyeti olmadığı gerekçesiyle bozulmasının sebebi, hüküm fıkrasının HMK m. 297'ye aykırı olarak 'açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde' kurulmamış olmasıdır. Somut olayda, birden fazla davacı ve davalı olmasına rağmen, mahkeme; 1) Davacılardan sadece bir kısmının maddi tazminat talebi hakkında karar vermiş, diğer davacıların davaları hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurmamıştır. 2) Kabulüne karar verdiği tazminatların, davalılardan hangisinden veya hangilerinden (müştereken/müteselsilen mi, yoksa ayrı ayrı mı) tahsil edileceği konusunda bir 'tahsil hükmü' kurmamıştır. Bir hükmün icra kabiliyetine sahip olması için, kimin kime, neyi, ne miktarda ve ne şekilde ödeyeceğinin veya yapacağının hiçbir yoruma yer bırakmayacak netlikte yazılı olması gerekir. Bu netlik olmadığında, icra dairesi kararı uygulayamaz. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-64-ihbarin-etkisi.html)