Kambiyo senedinin (çek, bono) temelini oluşturan borç ilişkisinin taraflarından birinin 'ehliyetsiz' olması, senedin hukuki durumunu nasıl etkiler? Senedin 'bedelsizliği' ile 'hükümsüzlüğü' arasında bu durumda nasıl bir ayrım yapılır?
Bu durumda, ehliyetsizliğin senedin düzenlendiği anda devam edip etmediğine göre bir ayrım yapmak gerekir: 1) Hem Temel İlişki Hem de Senet Düzenlenirken Ehliyetsizlik: Eğer kişi, hem temel borç ilişkisini kurarken (örneğin malı alırken) hem de bu borç için kambiyo senedini imzalarken tam ehliyetsiz (örneğin ayırt etme gücünden yoksun) ise, yaptığı tüm işlemler mutlak butlanla hükümsüzdür. Bu durumda senedin kendisi de 'hükümsüz' olur. Senedin hükümsüzlüğü, herkese karşı ileri sürülebilen mutlak bir def'idir. Yani senet, iyi niyetli üçüncü kişilere ciro edilse bile, ehliyetsiz kişi ödeme yapmaktan imtina edebilir. 2) Temel İlişkide Ehliyetsiz, Senet Düzenlenirken Ehliyetli Olma: Eğer kişi, temel borç ilişkisini kurarken ehliyetsiz olmasına rağmen, daha sonra ehliyet kazandıktan sonra bu geçersiz borç için bir kambiyo senedi düzenlerse, bu senet 'hükümsüz' olmaz. Ancak, senedin dayandığı temel borç ilişkisi geçersiz olduğu için, senet 'bedelsiz' hale gelir. Bu bedelsizlik, senedi doğrudan alan lehtara karşı kişisel bir defi olarak ileri sürülebilir, ancak senedi durumu bilmeden devralan iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/cekte-bedelsizlik-iddiasi-ve-menfi-tespit-davasi.html)