5271 sayılı CMK m. 58'de düzenlenen gizli tanıklık ile 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu'nda düzenlenen tedbirler arasındaki ilişkiyi, özellikle savunma hakkı açısından değerlendiriniz. Metinde, gizli tanıklığa alternatif olarak hangi müessesenin uygulanması önerilmektedir?
CMK m. 58, belirli suçlarda tanığın kimliğinin gizlenerek dinlenmesine olanak tanıyan 'gizli tanıklık' müessesesini düzenler. 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu ise, tanıkların (ve yakınlarının) can güvenliğini sağlamak için kimlik ve adres bilgilerinin gizli tutulmasından, fiziki koruma sağlanmasına, hatta estetik ameliyatla kimliklerinin değiştirilmesine kadar çok daha geniş kapsamlı bir koruma programını içerir. Gizli tanıklık, tanığın duruşmada yüzü ve sesi değiştirilerek veya ayrı bir odadan dinlenmesini sağlarken, sanığın ve müdafiinin tanıkla doğrudan yüzleşme ve çapraz sorgu imkanını ortadan kaldırdığı için savunma hakkını (özellikle 'silahların eşitliği' ve 'doğrudan doğruyalık' ilkelerini) ciddi şekilde zedeler. Metinde, bu sakıncalı 'gizli tanıklık' yönteminin kaldırılması, yerine daha etkin bir 'tanık koruma' programının uygulanması önerilmektedir. Bu önerinin arkasındaki mantık, tanığın kimliğini tamamen gizlemek yerine, can güvenliğini sağlayarak duruşmada (gerekirse özel tedbirlerle) hazır edilmesini ve savunma tarafıyla yüzleşmesinin temin edilmesidir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/ceza-yargilamasinin-bitmeyen-dort-buyuk-sorunu)