4045 sayılı Güvenlik Soruşturması Kanunu'nun Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen fıkrasında, güvenlik soruşturması birimlerine 'Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma sonuçlarını, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile kesinleşmiş mahkeme kararlarını alma' yetkisi tanınmıştır. Bu yetkinin, 'lekelenmeme hakkı' açısından doğurduğu sakıncaları analiz ediniz.
'Lekelenmeme hakkı', masumiyet karinesinin bir uzantısı olup, kişilerin haklarında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı sürece, bir suç şüphesi nedeniyle 'suçlu' olarak damgalanmamasını ve bundan dolayı hak kayıplarına uğramamasını güvence altına alan bir haktır. İptal edilen düzenleme, idari birimlere, bir kişinin hayatında adli sicile dahi işlemeyen (kovuşturmaya yer olmadığına dair karar gibi) veya beraatle sonuçlanan süreçlere ilişkin bilgilere erişim imkanı tanıyordu. Bu durum, kişi hakkında bir suç isnadının var olmasının dahi, kamu görevine girmesine engel teşkil edebileceği bir ortam yaratıyordu. Kişi, yargılama sonunda aklanmış olsa bile, sadece hakkında bir soruşturma açılmış olması dahi 'lekeleyici' bir bilgi olarak kullanılabilecekti. Bu, masumiyet karinesini ve dolayısıyla lekelenmeme hakkını temelden zedeleyen, kişiyi adli bir süreçle 'şüpheli' hale getirip sonra bu şüphe üzerinden idari bir yaptırım (göreve almama) uygulama riski taşıyan anayasal bir sorundu. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/guvenlik-sorusturmasi-ve-arsiv-arastirmasi/)