5271 sayılı CMK'nın 48. maddesi uyarınca tanığın 'kendisini veya yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikte olan sorulara cevap vermekten çekinme hakkı' ile Anayasa'da güvence altına alınan hangi temel ceza hukuku ilkesi arasında doğrudan bir bağlantı vardır?
CMK m. 48'de düzenlenen bu hak, doğrudan doğruya 'nemo tenetur se ipsum accusare' veya 'nemo tenetur se ipsum prodere' olarak bilinen 'hiç kimsenin kendisini veya yakınlarını suçlayıcı beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaması' ilkesiyle bağlantılıdır. Bu ilke, Anayasa'nın 38. maddesinde düzenlenen 'suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz' (masumiyet karinesi) ve 'hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz' hükümleri ile güvence altına alınmıştır. Tanığın bu hakkı, adil yargılanma hakkının temel bir unsuru olup, kişinin devletin gücü karşısında savunmasız bırakılmasını önlemeyi amaçlar. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-49-madde-cmk/)